Öyleyse bir görüş içindeki özgürlük, sürekli aynı sâbiteyi/sâbiteleri tahsil eden niceliksel bir tatmindir, daha fazlası değil. Öte yandan her görüş için özgürlük diğer görüşleri eleştirirken anlamlıdır; kendini eleştirirken ise tehlikelidir.
Ancak gerçek mânâda akıl sahibi olan kişiler kötü duyguların esiri olmaktan kurtulabilirler. Aklın kendini aşağı çeken faillere direnmesi, onun asaletinin bir gereğidir. Aklımızı doğru kullandığımızda sadece rasyonel argümanlara değil aynı zamanda duygularımıza da hakim oluruz.
Akıl kavramının en dikkate değer yönlerinden biri, neyi bilip neyi bilemeyeceğiyle ilgili olarak kendi sınırlarını belirleyebilmesidir. Aklın kendini sınırlaması rasyonel bir eylemdir ve bu, parçası olduğu daha geniş varlık ve akledilebilirlik bağlamına işaret eder.