" Kral ile hiç tanışmadım; bir koyun gibi onun malı değilim," dedi Temeraire. " Eğer birine aitsem, o sensin ve sen de bana aitsin. Orada mutsuz olacaksan İskoçya'da kalmayacağım."
" Sana alışkanlığım olduğu ve kendi başıma düşünemediğim için itaat etmiyorum; itaat edilmeye değer olduğunu bildiğim için itaat ediyorum. Sen bana asla kötü davranmazsın ve sebepsiz yere tehlikeli ya da hoş olmayan bir şeyler yapmamı istemezsin."
"Bir dahaki sefere benim hayatımı o kadar çok insanınkinin üzerinde tutamayacağına dair bana söz vermelisin. Düşünülecek bir mürettebatı olmasa bile, Victoriatus'un Hava Kuvvetleri için benden çok daha değerli olduğunu anlıyorsundur, eminim; onların hayatını benimkini kurtarmak için riske atmayı asla düşünmemelisin."
"Üzgünüm, ama sana yalan söylemeyeceğim. Sen hayatları kendi hayatının üzerine koyabilirsin; ben bunu yapamam, çünkü benim için hepsinden daha değerlisin. Öyle bir durumda sana itaat etmeyeceğim."
" Gemine geri dönmek istersen," dedi Temeraire, " beni başka birisinin kullanmasına izin veririm.Onun değil ama, çünkü doğru olmayan şeyler söylüyor;ama seni benimle kalmak zorunda bırakmam."
Laurence ejderhanın sıcak nefesi etrafında kıvrılırken ,elleri hala Temeraire'in başında bir süre öylece durdu. " Hayır, kıymetlim," dedi sonunda hafifçr, tek gerçeğin bu olduğunu anlayarak. " Seni Deniz Kuvvetleri'ndeki hiçbir gemiye değişmem."