Nilüfer Aktura

Nilüfer Aktura
@Nlfrtplgl

Nilüfer Aktura

, bir kitap okudu
9/10
·432 syf.·
Beğendi
·
28 günde okudu
·
2021 33. kitabı
Tom Robbins
8.2/10 · 6,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
TOPLU ALINTI “ İnsanlar hayatlarında daha önce deneyimledikleri örüntüleri tekrar yaratmaya eğilimlidir.“ “Uslu ve iyi bir çocuk olmak, yüzünde gülümseme ile etrafta dolaşıp, gerçekte olmadığı gibi görünen küçük bir “robot” olmak anlamına gelir.” “Kurban üçgeni; eşbağımlı, işlevsel olmayan ailelerin ve bağımlılıkların temelidir. Bu üçgenin en üstünde kurban yer alır. Kurban kendini çaresiz hisseden ve kendine acıyan kimsedir. Kendi sorunları için başkalarını suçlar. Herkesi ve her şeyi suçlamaya devam ederek aslında kendi gücünden vazgeçer. İşte kurbanı çaresiz ve güçsüz hissettiren de budur. Kurban üçgeni, kişisel güç eksikliği ile ilgilidir.” “ Kurtarıcının içinde de kurban bilinci vardır. kurtarıcı, aynı işlevsel olmayan ailede büyümüş ve ailenin sorunlarını çözmenin kendi sorumluluğu olduğunu düşünen çocuk gibi etrafındaki herkese bakan kişidir.“ “Dışarıdan görülen “yardımseverin” altında kurtarıcılar kendini kurban hisseder.” “ Kurban üçgeni bağımlılık yaratır. Kurban pozisyonundaki kişiler, her zaman kurtarıcıları ve zorbaları kendilerine çekerler. Henüz bu oyunu oynayacak kimseniz yoksa en yakın zamanda birini bulacaksınız, merak etmeyin. Hayatınıza çektiğiniz eş, arkadaş veya komşunuz mutlaka bu oyunu sizinle oynamaya uygun kişi olacaktır. Mıknatıs gibi olmamız ne kadar da inanılmaz! Kurbansanız, kalabalık bir odaya girdiğinizde aniden karşınıza bir kurtarıcı çıkacak ve o anda güçlü “manyetik çekimi” hissedeceksiniz. Bu hiçbir zaman şaşmaz. hayatınıza çektiğiniz insanlara bakarak bilincinizde neler gerçekleştiğini anlayabilirsiniz. Hayatınızda çok fazla kurban varsa kurtarıcı olduğunuzdan emin olabilirsiniz.“ “Kurbanlar temelde kendileri için üzülen insanlardır!” Bu neden hep benim başıma geliyor?” ya da “Zavallı ben! Hiçbir şey yolunda gitmiyor.“
“ varoluşumuzun geçici olması bunu kesinlikle anlamsız kılmaz ama sorumluluklarımızı oluşturur; çünkü her şey, öz itibarıyla geçici olan olasılıkları gerçekleştirmemize bağlıdır. İnsan sürekli mevcut potansiyeller yığınıyla ilgili olarak kendi tercihlerini yapar; bunlardan hangisi hiçliğe mahkum edilecek ve hangileri gerçekleştirilecek? hangi tercih gerçeğe dönüşecek ve sonsuza kadar ölümsüz kılınarak “zamanın kumları üzerindeki ayak izi“ haline gelecek? İnsanın her an, şöyle ya da böyle varoluş eserinin ne olacağına karar vermesi gerekir.“
“ İnsandan istenen şey, bazı varoluşçu felsefelerin savundugu gibi yaşamın anlamsızlığına tahammül etmek değil, yaşamın koşulsuz anlamlılığını ussal terimlerle kavrama yetisinden yoksun oluşuna katlanmaktır. Logos(anlam), mantıktan (logic) daha derindir.”