"Ögretmen olarak" varoluş sergileyen bir öğretmenin öğrencisi ile kurduğu ilişki ve etkileşim, bir zaman dilimiyle, hatta bir alanla sınırlanamaz. Öğretmeninin gözünde henüz ilkokuldaki bir çocuk bile, yıllar sonra hayatın içinde yer alacak bir bilim insanı, sanatçı, sporcu, siyasetçi olabilir. Yani ögretmen olan, yarının büyükleriyle etkileşim kurduğunun bilincindedir.
Öğretmen olmak, öğretmenlik yapmayı aşmak demektir. Çünkü öğretmen olmak; öğretmenin, belirlenmiş görevlerin ötesine geçip hissederek, yaşayarak, kendisini adayarak, öğrencisiyle bütünleşerek var olmasıdır. Öğretmen olmak, öğretmenle öğrencinin birbirlerine hoşça bakabildikleri, öğretmenin öğrencide, öğrencinin ögretmende dirildiği, güçlü ve sahici bir aidiyettir.