“Küçüğe acıyıp acımadığımı sordun değil mi? Cevabım artık acımıyorum olacak. Çünkü bu zor gelsede cezalandırıldığı andan itibaren içi rahatlamıştır. Asıl dün mutsuzdu zavallı atı kırıp ocağa attıktan sonra evdeki herkes onu ararken her an her dakika bulunacağı korkusuyla yaşıyordu. Korku cezadan çok daha beterdir çünkü ceza bellidir ağırda olsa hafif de hiç bir zaman belirsizliğin dehşeti kadar o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir. Kızımız da cezası kesinleşir kesinleşmez hafifledi. Ağlaması seni şaşırtmamalı bu sadece bir boşalmaydı önceden baskı altında içinde duruyordu. İçte tutulan gözyaşları akıtılanlardan daha acıtıcıdır. O eğer çocuk olmasaydı veya içini en gizli noktasına kadar görme olanağımız olsaydı inanıyorum ki aldığı cezaya ve döktüğü gözyaşına rağmen dün olduğundan çok daha hoşnut olduğunu görürdük. Oysa dün görünürde kaygısızca ortalıkta dolaşıyordu ve kimse onu suçlamıyordu “
Başıyla onayladıktan sonra başını yana yatırdı “ herhalde nonna haklıydı.”
Yüzüm buruştu.” Hangi konuda.”
“Şu randevu olayında iyi görünüyorsun”
Yanaklarımın ısındığını hissedebiliyordum.” Şey önceki gün gerçekten berbat görünüyor olmalıyım”
Wes kahkaha attı.” Bunu söylemedim sadece gülümsediğin için mutluyum”