Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur;kimi müdürlüğüne; kimi işine , sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünclüğünü fark etmez... Ben toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum. Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!
Kabil'in kendi ikizi ile evlenmek istediği şeklinde bir isteği olduğu, Habil'in ikizi ile evlenmesine Allah'ın izin verdiği nasıl bir iftiradır Allah'ım.
Takdir edilmeyi beklediğim filan yok. Hem de zırnık kadar. Ama yazdığım kitabı bitirdim. Sonunda buradaki kitap severlerle paylaşacağım diyorum 20 kişi görmüş ve 1 beğeni almış. (O arkadaş da sağolsun. Arada kaynayıp gitmesin) Bir bardak kahve koysam, demli bir çay koysam daha çok kişi begenirdi. Sonra da diyorlar bu ülke niye böyle.