••
#BöğürtlenKışı
Kitaba Puanım: 9/10
Sayfa Sayısı: 304
••
#KitapYorumu
Kitap hakkında düşüncelerimi paylaşmadan önce beni bu güzel kitapla tanıştırdığı için @kesfi_kitapp 'a tekrar teşekkür ederim.
Okuduğum ilk Maya Memmedova kitabı belki de ama bugünden itibaren son olmayacak buna eminim. Elinize aldığınızda bırakamayacağınız bir yandan bitsin isteyeceğiniz bir yandan da keşke bitmeseydi diyeceğiniz tadı damadığınızda kalacak bir kitap
Aradan 80 yıl geçtiğinde geçmiş ve geleceği birbirine bağlı iki annenin (Vera ve Claire) duygu dolu hikayesi...
Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.
Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Araladığı her kapının onları birbirine daha da yaklaştıracağından habersizdir tabii ki de.
Eğer siz de benim gibi ilk defa #SarahJio okuyacaksınız aşkı, umudu, umutsuzluğu derinden anlatan bu kitapla okumaya başlayabilirsiniz.
••
#ArkaKapak
İlkbahar. Yaz. Sonbahar. Kış…
Hayatın böyle mevsimleri vardır ama aynı zamanda sürpriz mevsimlere de gebedir hayat. Mesela bahardan yaza geçerken kar yağmaz mı hiç? Böğürtlenlerin çiçek açtığı mayıs ayında. Bilir misiniz, böğürtlen kışı denir mevsim dışı kar yağdığında.
Böğürtlen kışı kimine peşinde kışın soğuk acılarını getirir; kimine
••
#627Treni
Kitaba Puanım: 8/10
Sayfa Sayısı: 133
••
#KitapYorumu
Herkese merhaba 2020'nin ilk kitap yorumuyla karşınızdayım Umarım hepinizin Ocak ayı keyifli geçiyodur diyerek kitaba geçmek istiyorum.
Kitabı burda bookstagram arkadaşlarımdan görüp heves edip alışveriş listeme eklemiştim. Elime ulaştığı gibi de okumaya başladım. İlk başlarda ne oluyor ben ne okuyorum desem de hikayeye kendimi kaptırdım gitti
Ana karakterimiz Guylain bir kağıt geri dönüşüm fabrikasında "Şey" diye adlandırdığı bir kitap parçalayan makinayı kullanmakla görevli, aynı zamanda yalnız, mutsuz ve yaptığı işten vicdan azabı duyan bir adam. Duyduğu bu vicdan azabını bastırmak içinse her gün makinadan kurtardığı bir sayfayı yolculuk yaptığı 6.27 Treni'nde herkesin duyacağı şekilde okumayı kendisine çare bulmuş. Günün birinde sıradan hayatına vagonlardan birinde bulduğu USB ile yeni bir akış kazandırıyor ve kitap o andan itibaren anlam kazanıyor diyip gerisini sizin okumanıza bırakıyorum!
Şahsen ben daha farklı bir son hayal etmiştim biraz beni şaşırttı doğrusu ama kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyor ve sizlere tavsiye ediyorum sevgiyle kalın
••
#KitaptanAlıntılar
"Savaşlar dağılmış suratlardaki yara izlerinden okunur, kalıp gibi, gıcır gıcır ütülü üniformalarına bürünmüş general fotoğraflarından değil."
"Şahsen benim tek bir arzum vardı, dörtnala evime dönmek ve hoş bir kitapla yatağıma gömülmek."
"...bir süreden beri bu gezegende renkleri daha canlı, olayları daha az ciddi, kışları daha az sert, dayanılmazı daha dayanılır, güzeli daha güzel, çirkini daha az çirkin gösterme, kısaca hayatı bana daha güzel gösterme gücüne sahip bir insanın olduğunu keşfettim."
••
#Nonameokur
#JeanPaulDidierlaurent
Jean Paul Didierlaurent6.27 Treni