Kitap benim için yepyeni ve çok haz verici bir deneyim oldu. 20. Yüzyılın Rusyasında kitapları hiç basılmamış bir yazar, Petroviç ana karakterimiz oluyor. Yaşamını, başından geçenleri sade bir dille kendi ağzından anlatıyor. Kitapta çok heyecan verici, dorukta duygular yaşatan olaylar olduğunu söyleyemem, hatta çok da sıkıcı gelebilir size. Çünkü neredeyse hepsinde günlük tarzı bir yazım var. Ama benim çok hoşuma gitti. Karakterimiz Petroviç, tek yakını akıl hastanesine kaldırılmış ressam kardeşi Venyadır. Kendisi ise yurt diye anılan çok daireli bir apartmanda bekçilik yapmaktadır. Kitapta bolca bahsedildiği üzere "underground'daki kişiler, dışlanmış yazarlar, hayatta başarısız olmuş ama "ben"liklerini bırakmamış kişiler Petroviçin tek dostlarıdır diyebiliriz. Genel olarak durgun bir akışı var romanın. Tavsiye ederim