Zülfü Livaneli'nin kitaplarını sevmemdeki en büyük etkenlerden biri de hikayenin içinde öğretici metinlere yer vermesi tabi bilgi aktarma amacı gütmeyen bi kitaptan kesin doğru bilgi alma beklentisinde değilim fakat gerçek hayatta yaşanan olaylardan esinlenerek yazdığında bu konulara olan merakım kabarıyor ve araştırmaya başlıyorum bir nevi beni öğrenmeye sevk ediyor diyebilirim. İlk defa yezidiler (ya da ezidiler hangisi daha doğru olur bilemedim) hakkında bu kitapta bilgi edindim daha önce hiç merak etmemiş ve araştırmamıştım. Bunun dışında Ortadoğu'nun kanayan yarası olan inanç karmaşasının etkilerini de bu kitapta görüyoruz. En çok dikkat ettiğimse daha önceden insanlar farklı dinlere ve etnik kökenlere mensup olmasına rağmen geçmiş yıllarda barış içinde yaşarken 20 yıl gibi çok kısa bir sürede bunun değişmesi ve toplum üzerindeki olumsuz etkisiydi. Bu kitabı okurken aklıma serenad kitabında profesörün konferans salonundan İnsanın değerinin yalnızca insan olmaktan geldiğiyile ilgili konuşması geldi.