Kuşkusuz öznelerarası uzlaşılar da gerçekliğin parçasıdır. Biz insanlar güçlendikçe öznelerarası inançlarımız da bilgi ağlarımızın dışında kalan dünya açısından daha önemli hale gelir.
Bütüncül yaklaşımların gelişmesi adına bürokrasiyi tamamen ortadan kaldırmanın hayalini kuran herkes, hastanelerin de esasında birer bürokratik kurum olduğu gerçeğini aklında tutmalıdır. Hastaneler de bölümlere ayrılmıştır, hiyerarşileri, protokolleri ve doldurulması gereken bir sürü formları vardır. Birçok bürokratik sorundan mustariptirler ama buna rağmen bizi birçok biyolojik hastalıktan kurtarabilirler. Aynı şey okullardan kanalizasyon sistemlerine kadar hayatlarımızı iyileştiren hemen her şey için geçerlidir.
...Birebir ölçekte bir harita gerçekliğin mutlak bir temsili gibi görülebilir ama esasen artık etkileyici bir temsil olmaktan çıkmış, hakikatin ta kendisine dönüşmüştür.
Mesele şu ki hakikatin en doğru temsili bile onu asla her şeyiyle eksiksiz olarak anlatamaz. Her temsilde hakikatin mutlaka gözden kaçırılan veya çarpıtılan bazı yönleri olacaktır. O halde gerçeklik hakikatin birebir temsili değildir. Aksine gerçeklik, dikkatimizi hakikatin bazı yönlerine çekerken, diğer yönlerini ister istemez görmezden gelir. Hiçbir gerçeklik anlatısı yüzde yüz doğru değildir ama yine de bazıları diğerlerinden daha doğrudur.
Sonuçta herkesin, geçmiş deneyimleriyle şekillenen kendine özgü bir dünya görüşü vardır. Bu durum, gerçekliği tanımlamak istediğimizde, ona dair geliştirilmiş tüm bakış açılarını listelemek zorunda olduğumuz anlamına mı gelir...