Kars'a trenle gitmek isterdim, bunu düşündüğüm yaşlar 17-18 olmalı, insanın yakın arkadaşlarıyla her şeyi, evi, aileyi, hatta kendini de bırakıp, unutup, kendisi de kendisinin arkadaşlarından biri olup üç arkadaş halinde neresi olursa olsun 'gitmek istediği yıllarda! Yolculukla 'gitmek' aynı şey değildir. İnsan o yaşlarda 'yolculuk yapmak istemez, 'gitmek ister! Gençlik de gitmek demektir.
Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın.
Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme. Tek başına ele alınınca, bıkkınlıkta tiksindirici bir şey vardır. Burada, iyi bir şey olduğu sonucunu çıkarmam gerekiyor. Çünkü her şey bilinçle başlar, her şey ancak onunla bir değer taşıyabilir.