"Fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum. Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç, ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkün... Fakat içimde öyle bir şeytan var ki... bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. onun elinden kurtulmaya çalışmak boş... Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız... senin dünyayı hakimiyeti planların bile eminim ki onun mahsulü... "
Demek Hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran Hisler ve Kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? yaşayışımız ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve Muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha vakur değil miydi?
Hayat beni sıkıyor... Dedi. "her şey beni sıkıyor. Mektep, profesörler, dersler, arkadaşlar... Hele kızlar... Hepsi beni sıkıyor.. Hem de kusturacak kadar..."