İçeride, yani tuvalet kabininde tefekküre daldım. Ne kadar uğraşsam da zihnimdeki düşünce halkalarından bir zincir
yapamıyordum. "Acaba..." "Belki de..." "Yoks..." diye başlayan, tahminler, temenniler, tasalarla haşır neşirdim. Ezeli bir semavi buyruk, meleğin emaneti, Allah'ın emri gibi sevdaya tutulmuştum.
Tamam, gece gündüz seni düşünmeyeceğim. [Yalan.]
İkide bir mail yazıp zamanını almayacağım. [Yalaaaannn!] Kuyruğumu toplayıp usul usul oturacağım. [Kuyruklu yalan.]