Vita

Vita
@Notesofvita
benim güzel olduğum yerlerde siz hiç olmadınız. instagram.com/notesofvita
"Zevkle düşüncelere dalarak kurduğu gizli hayali; iyi huylu ve yoksul (kesinlikle yoksul olmalıydı), çok genç, çok güzel, çok ürkek, çok acı çekmiş, karşısında kendini ezik hisseden, onu hayatı boyunca kurtarıcısı olarak görecek, ona hürmet edecek, ondan başka kimseye ama hiç kimseye hayranlık duymayacak bir genç kızdı."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Ama bu dünyada her şeyden çok değer verdiği şey, çalışarak ve çeşitli yollardan elde ettiği parasıydı; para kendisinden daha yüksekte olan her şeyle eşit seviyeye getiriyordu onu."
Yeni ev, iş arama, gelecek kaygısı vs derken kitabımı okuyacak psikolojim kalmadı. Eskiden ne olursa olsun vakit yaratırdım ama şu an duvara bakıp düşünmekten başka bir şey yapamıyorum. Neyse geçer bu günler elbet, buraya not alıyorum :)
o kadar doğru ki, kitabı üç sene önce okuduğumda "ben şimdi ne okudum" demiştim

Oğuz Aktürk

@distopikokur
·
FAKAT MÜZEYYEN BU CRINGE BİR KİTAP
YouTube kitap kanalımda Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim : ytbe.one/Rclj5apawe4 Cringe = Başkası adına utanmak Ölmeden önce okunması gereken değil, okumadan önce ölünmesi gereken bir kitaptı benim için. Şimdi, bir kitap düşünün. O kitabın içinde küçük bir kız çocuğu için "Orospuyu çok özlemiştim." (s. 36) ve Sadri Alışık için şaka yollu da olsa "hergele" densin. İnanılmaz. Böyle bir kitaba kimse benden mükemmel, muhteşem ya da sarsıcı dememi beklemesin. 50 küsür sayfalık kitabı da salt birkaç kelimeye sığdırarak cımbızlama şeklinde değerlendirmek istemediğimden dolayı gözüme çarpan ana kısımlardan bahsedeceğim. Sanatta "kitsch" diye bir tanım vardır bilir misiniz? Kitsch, bayağı bir tada sahip şeylere ve ticari kaygılarla üretilmiş olan banal, rüküş, sıkıcı ve overrated diyebileceğimiz değerinden fazla abartılmış ürünlere gönderme yaparken kullanılan Almanca bir terimdir. İşte Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'nun bende bıraktığı tat kesinlikle kitsch bir tat oldu. Şimdi cringe, kitsch, overrated vs. gibi İngilizce ve Almanca kelimelerle dolu sosyal medya jargonu kullanarak bir inceleme yazıyorsun o zaman sen de tam bir kitsch olmuşsun diyebilirsiniz, fakat İlhami Algör'ün kitabı da tam olarak sosyal medya ile ünlü olan, çorbaları, pilavları ve her yemeği birbirine karıştıran pala bıyıklı Baruthane Pilavcısı'nın yaptığı yemeklere benzemiş zaten. 2 Algör bardağı postmodernizm esintisi, 1 Algör kaşığı modern roman malzemesi, biraz yeraltı edebiyatı baharatı, acı şiirsellik sosu, biraz ağdalı ve kasıntı cümle kurulumları, üstüne sürekli yabancı isimler ve kelimeler derken bunu popülist bir üslupla marine edip hafif de sosyal medya edebiyatı ateşinde pişirdiğiniz zaman okurun kitabı
"Ben de zamanında aynen senin yaptığın gibi binlerce kez kaçtım insanlardan ve sonra hep geri döndüm. İnsan utanç duyuyor ve yine dönüp geldiği yer insanın yanı oluyor."