Okumaya çalıştığım en kötü, berbat, iğrenç kitaptı. Tabi ki tahammül edemedim ve atlayarak bazı kısımlarını kabaca okudum. Bu kadar cinayet, karanlık, uyuşturucu, alkol, sex, kadın ticareti, acımasızlık, insan dışılık... benim için okunmaya değmez. Boş. Faydasız. Zaman kaybı. İnsana güzel bir duygu aşılamaktan, güzel bir fikir uyandırmaktan uzak olan herşey, onlarca okunacak güzel kitap varken boşa zaman kaybı.
Ana karakterlerden birinin(yaptığı onca cinayet ve iğrenclik hariç)16 yaşındaki küçük bir kıza, sadece babasının parasını almak amacıyla tecavüz edip, parayı aldıktan sonra da babasıyla birlikte öldürmeleri, cesetleri de baltayla parçalayıp gömmeleri artık sabrımı da, okumaya devam etsem mi düşüncemi de yıkan son sahne oldu. Bu kadar iğrençliklerden sonra kitabın sonunda bu adam evine ailesine dönüp mutlu oluyor. Ohh ne ala memleket. Yap yap, insanlara hayatı zindan et ama sonra en mutlu sen ol, sen kazan, sen başar! Neymiş efendim onu da bir anne doğurmuş. İlahi adaletin tecellisine inanan biri olarak sonunu da kitap kadar saçma buldum.
Yazar hayat her şeye rağmen yaşanmaya değer mesajı vermeye çalışıyor ama, bu şekilde de olmamalı, iyi ve temiz kalmak için çabalayan insanlara bu denli ihanet edilmemeli.