novablogs

novablogs
6/10
·464 syf.··
2022 12. kitabı
Selamm! Ben geldim kalıntı kitabının yorumuyla. Önce bir konusundan bahsedip daha sonra yorumumu yapacağım. Ezel Asral genç ve alanında son derece başarılı, çeşitli eğitimler ve ödüller almış bir psikayatrist. Ünlü iş adamı Barbaros Özekli, Ezel'den şizofreni hastası olduğuna dair tanılar konulan kızını tedavi etmesini istiyor. Fakat Karen yaşadığı ürkütücü kaleden çıkmak istemeyen bir kız. Bu nedenle Ezel Asral bu kaleye taşınıyor. Ezel başta garip şeyler sezsede tamamen göz yanılması olduğunu düşünerek bunlara anlam yüklemiyor ama bir süre sonra her şeyin garipleştiği ve Karmen'in şizofren olmadığını fark ediyor.(Spoiler değil, arka kapağı okuduğunuzda bu anlaşılır bir şekilde verilmiş.) Asıl olarak olaylar burada başlıyor. Ezel artık Karmen'e aşık olmuş ve onu bu kalede bırakmak istemediğinden emin fakat neyle karşı karşıya kaldığının farkında değildir. Şimdi yorumuma geciyorum. Ben kitabı büyük bir beklentiyle alıp büyük bir beklenti ile başlamıştım. Kitap birçok yönden beklentimi karşılasa da anlatım tarzı biraz basit geldi. Bence sahneler özellikle de korku sahneleri daha güzel ve detaylı bir şekilde yazılabilirdi. Daha çok Ezel’in düşünceleri üzerine betimleme vardı ama kalenin özellikleri bize anlatılırrken gayet açıklayıcı olmuştu. Benim karakterlere alışıp ısınmam da biraz uzun sürdü. Bunun sebebi Ezel’in başta sevgilisi varken Karmen’den etkilenmesiydi ki Ezel kitabın başında sadakatinden bahsederken bunun yaşanması biraz rahatsız ediciydi. Her ne kadar ilişkiden çok arkadaşlık gibi olsa da bir ilişkisi vardı. Karmen’in ise bunu öğrendikten sonra Ezel’e karşı gelmemesi de beni “bu olay ne zaman bitecek?” sorusuna yöneltti. Ama bu olay karşısında Yasema’nın anlayışı ise beni gerçekten şaşırtmıştı. Karmen’in babası her ne kadar “ben kızım için her şeyi
Kalıntı 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20212,176 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2022 25. kitabı
️||Yarın Etkisi Selamm! Ben geldimm, Yarın Etkisi yorumumla. Çoğunuz belki konusunu bile bilmiyorsunuz bu yüzden kısa bir konusundan bahsedip yorumumu yapacağım. İnci son derece ünlü ve mükemmel kitapları olan bir yazar fakat yaşadığı zor bir olay nedeniyle uzun zamandır bir kurgu oluşturamıyor. İnci bir kafenin daimi müşterisi, Yarınlar Kafesi:))) Hatta öyle ki o kafenin içerisinde bir köşesi bile var. Kafenin sahibi ise ev arkadaşı Mete. Mete bir gün İnci'nin kurgu bulamamasını kendine dert edinerek, bir süredir çekmecesinde bulunduğunu iddia ettiği defteri İnci'ye veriyor. Defterde yıllar önce bu kafenin sahibi olan Behçet Aral'ın hikayesi var fakat yarım kalmış. İnci bu defteri okuyor ve hani bazı hikayeler içinize işler ya, İnci'yi de bu hikaye son derece etkiliyor. İnci bu hikayeyi tamamlamak istediğine karar veriyor ve Behçet Aral'ın başlattığı o hikayeyi, o defter üzerinde İnci devam ediyor. Daha sonra nasıl olduğunu bilmediği bir şekilde Behçet Aral tam da yazdığı gibi karşısına çıkıyor. Kurgumuz böyle başlıyor, umarım yeterince anlaşılır olmuştur. Şimdi kendi yorumuma geçiyorum. Benim için kitapların kurgusu en önemli şeylerin başında geliyor. Yarın Etkisinin kurgusu daha kitabın başlarından beni çok etkiledi. Kurgunun başlangıcında beni şaşırtacak çok fazla olayla karşılaşacağımı tahmin etmiştim ama bu kadarı gerçekten tahminlerimin de üstünde oldu. Gamze'nin daha önce bir serisini okumuştum ve kendini ne kadar geliştirdiğini kitabı okuduğunuz da çok rahat görüyorsunuz. Herkesin rahatça okuyup anlayabileceği şekilde bir anlatımla kitabın kendine nasıl çektiğini açıkça fark edebilirsiniz. Benim merak ettiğim bir şey var, Gamze ve İnci'yi birbirine çok bağdaştırdım gerçekten benziyorlar mı yoksa yazar oldukları için mi böyle bir kanıya vardım? İnci'nin Mete
Yarın Etkisi - 1Gamze Aydeniz · Ephesus Yayınları · 2021479 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2022 44. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2022 20:34
Selam!!! Size Kül Kelebek yorumumla geldim. Konusundan ilk kitabın yorumunda bahsetmiştim ama bu kitap biraz daha ilk kitaptan bağımsız ilerliyor. Kısa bir özet geçeceğim ama spoiler olduğu için ilk kitabı okumayanlar lütfen yorumu okumasın. Varis’in okla vurulma olayından sonra Ada ve Varis artık daha yakınlaşıyorlar ve Ada ister istemez Varis’in aile hayatına girmeye başlıyor fakat bu sırların açığa çıkmasını sağlıyor. Bir yandan da geçmişle yüzleşmeye hazır olmayan Ada’nın bu olaylara nasıl tepki verdiğini okuyoruz. Peki Varis, Ada’ya mı yoksa Açelya’ya mı aşık? Peki, Alena, Milas, Kumsal ve Toprak nasıl bir sonla karşılaşacak? Bence bu anlatımdan kitabın bir aile dramını konu aldığını az çok anlamışsınızdır, yorumuma geçiyorum. Açıkçası ilk kitabı okuduktan sonra bu kitaba başlama kararını almak biraz zordu çünkü ilk kitap sdurağan bir şekilde ilerliyordu. Okumanıza yardımcı olan tek şey Besa’nın yazım diliydi ki bu kitapta da öyle olacağına emindim fakat ilk kitaptan sonra her ihtimale karşı araya birkaç kitap sıkıştırdım. Yine kitaba başladıktan sonra Alena ve Milas karakterlerinin sahnelerinin artması ile birlikte o durağınlık yerini daha eğlenceli kısma bıraktı fakat o kısma kadar yani bir 150 sayfa falan o sakinlikte, Besa’nın anlatımı sayesinde okuyoruz. Alena karakteri kitaba girdikten sonra artık Varis ve Ada dışında bir karakter okumak beni ne kadar mutlu etti tahmin bile edemezsiniz. Oradan, kitabın 300. Sayfaya kadar ki kısmını ise çok eğlenerek okudum ama bir yandan da Ada’nın kafası karışmaya başlamıştı yani geçmişi öğrenmeye biraz daha yaklaşıyordu ve Ada’nın düşünceleri Adayla beraber bizi biraz daha boğmaya başlıyor. Kitapta artık eğlenceli sahneler varsa bile artık gerçeği öğrenelim diyerek o sahnelerde eğlenemiyorsunuz. Veee son 100 sayfa artık
Kül KelebekBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20213,382 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2022 38. kitabı
||Kelebeği Öldürmek Selamm! Ben geldim kelebeği öldürmek yorumumla. Önce kitabın konusundan bahsedeyim sonra yoruma geçelim. Ada, 11. Sınıfta Safir Kolejinin sınavlarına katılıyor ve kazanıyor. Ada çok küçükken onu yetimhaneden alan babası bu okula gitmesi için Ada'yı ikna ediyor. Ada okula başlıyor başlamasına ancak ilk günden bu okulu onun için kabus haline getiren Varis Adin ile göz göze geliyor... Varis Adin ona bizim henüz bilmediğimiz bir nefret ile bakıyor peki neden? Varis Adin, Ada'dan neden nefret ediyor? Varis Adin'in, Ada'ya nefretle bakması okuldaki herkese Ada'ya zorbalık yapılması için bir sebep veriyor. Ada o nefretin sebebini öğrenebilecek mi? Her seferinde köşesinden ona nefretle baka Varis Adin hayatına aniden girdiğinde neler olacak? Konuyu az çok anlatabildiğimi düşünüyorum ve yoruma geçiyorum. Ben seriyi olduğu gibi sırasıyla okuduğum için Onun Şeytanlarından sonra Varis'in nefretinin sebebini tahmin edebiliyorum ama ne kadar doğru bilmiyorum çünkü henüz serinin devamını okumadım. Kitaba klişe olduğunu bilerek başlamıştım ama bu kadar klişe olabileceğini tahmin ettin mi diye sorsanız, hayır derim. Giriş kitapları serinin tamamına kıyasla basit olur biliyorum ama ben daha farklı olaylarda beklemiştim. Kitabın sıkıldığım herhangi bir yeri yok çünkü Besa'nın dili sizi bir şekilde çekiyor. Kitabın kurgusu size hitap etmese bile akıcılığına kapılıp okuyorsunuz. Bana kalırsa (bir okuyucu olarak değil Ada'nın bakış açısından bakan biri olarak söylüyorum.) Varis'in Ada'ya olan davranışları aşırı anlamsız ve rahatsız ediciydi. Şimdi sizden kitaba bir okuyucu olarak değil de Ada'nın yerinde olarak düşünmenizi istiyorum. Sizce de rahatsız edici olmuyor mu? Bir bakışıyla okul hayatınızı mahveden biri size bir anda yaklaşıyor ve kendine ait olduğunuzu iddia
Kelebeği ÖldürmekBeyza Aksoy · Kelebeği Öldürmek · 20214,863 okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2022 42. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2022 23:49
||Onun Şeytanları Selamm! Ben geldim Onun Şeytanları yorumumla. Konusunu hepiniz biliyorsunuz ama ben her zaman ki gibi kısa bir anlatacağım. Romanlarda, dizilerde yada filmlerde hep ikinci kız rolünde bulunan asla mutlu olamayan ama hikayenin sonunda o sarışın kız hariç herkesin mutlu olduğu kızın hikayesini hiç merak ettiniz mi? Alena Doran, o kızlardan biri ve biz o kızın hikayesini okuyoruz. Milas ise bir hikayenin başrolü ama hangi hikayenin? O ikinci kız rolünü üstlenen sarışın kızın hikayesinin mi yoksa masum ve klişe başrol kızımızın mı? Evet, konuyu az çok size anlatabildiğimi düşünüyorum ve yorumuma geçiyorum. Kitabı @ önerisi ile aldım ve alırken hiçbir beklentim yoktu sadece klişe olması ile ilgili bir ön yargım vardı. Nerden geliyor bu ön yargı? İnanın bende bilmiyorum ama kitap hakkında aklımda şekillenen gerçek buydu. Okumaya başladıktan sonra kitabın düşüncemin aksine klişeleri yıkan diyebilir miyiz bilmiyorum ama klişelerin içinde farklı bir bakış açısı yarattığını fark ettim ve bu da klişe kavramını bu kitap için çürütüyor. Kitabın ana olaylarına falan bakacak olursanız evet, klişe diyebiliriz ama bu kitapta odaklanmamız gerekenin Alena'nın psikolojisi olduğunu düşünüyorum ki Besa bunu harika bir şekilde aktarmış. Ben bir yere kadar sadece Alena'nın psikolojisine odaklansam da sıkıldığım olay ve kişiler oldu... O sahnelerde devam etmemi sağlayan tek şey Besa'nın kalemi ve akıcılığıydı. Örneğin Duygu olayı her ne kadar bize başrol masum kız olayını Alena'nın bakış açısından anlatmak için olsada beni bir yerden sonra fazlasıyla sıkmaya başladı ve "ne zaman kitaptan çıkacak bu karakter?" diyerek okuduğum yerler oldu. Ayrıca herkesin bayıldığı Milas karakteri... Ben hiçbir şekilde Milas'a ısınamadım. Alena'yı ve psikolojisini okumayı her ne kadar
Onun ŞeytanlarıBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20204,293 okunma