Sph

Güzel Yaşam Kılavuzu
8/10
·284 syf.··
2026 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 07:01
Kitabın temel amacı, insanın daha huzurlu, daha dengeli ve daha tatmin edici bir yaşam sürmesinin yollarını göstermektir. Irvine bunu yaparken antik Stoacı filozofların öğretilerini modern hayatın sorunlarıyla ilişkilendirir. Sıkça vurgulanan bir diğer düşünce; başkalarının onayına bağımlı yaşamamaktır. Hepimiz çoğu zaman çevremizden takdir görmek isteriz ve mutluluğumuzu başkalarının değerlendirmelerine bağlarız. Ancak başkalarının düşünceleri sürekli değişebilir. Bu nedenle Stoacılar, kişinin ününe veya dışarıdaki insanların fikirlerine değil, kendi karakterine odaklanmasını önerir. Önemli olan insanların sizi nasıl gördüğü değil, gerçekte nasıl bir insan olduğunuzdur. Stoacılığın en önemli düşüncelerinden biri, kontrol edebildiğimiz ve edemediğimiz şeyleri birbirinden ayırmaktır. Biz davranışlarımızı, kararlarımızı, düşüncelerimizi ve çabamızı kontrol edebiliriz. Ancak insanların bizim hakkımızda ne düşündüğünü, ekonomik koşulları, geçmişte yaşananları ya da hayatın birçok beklenmedik olayını kontrol edemeyiz. İnsanların büyük kısmı enerjisini kontrol edemediği şeylere harcadığı için sürekli stres ve hayal kırıklığı yaşar. Stoacılar ise dikkatimizi kendi davranışlarımıza ve seçimlerimize yöneltmemizi öğütler. Yazar ayrıca mutluluğun sürekli “heyecan ve haz” peşinde koşmakla elde edilemeyeceğini savunur. Günümüzde insanlar mutlu olmak için sürekli yeni deneyimler, yeni başarılar ve yeni kazanımlar aramaktadır. Stoacılara göre ise gerçek amaç iç huzur ve zihinsel dinginliktir. Hayatın iniş çıkışları karşısında sakin kalabilmek, her zaman mutlu olmaktan daha değerlidir. Çünkü mutluluk geçici olabilir, ancak karakter ve iç denge daha kalıcıdır.
Güzel Yaşam KılavuzuWilliam Braxton Irvine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022919 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Erich Fromm Psikanaliz ve Din
9/10
·120 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 16:06
Psikanaliz ve Din’de Erich Fromm aslında dini tartışmaktan çok insanın neden bir şeye bağlanma ihtiyacı duyduğunu anlatıyor. Ona göre mesele sadece Tanrıya inanmak değil; insanın korkularını, yalnızlığını ve anlam arayışını nasıl yönettiğidir. Kitapta benim dikkatimi çeken en dikkat çekici fikirlerden biri şu: İnsan bazen özgür olmaktan korktuğu için otoriteye sığınır. Çünkü kendi kararlarını vermek, belirsizlikle yaşamak zor gelir. Bu yüzden insanlar sadece dine değil; paraya, statüye, ilişkilere hatta sosyal medyadaki onaya bile bağımlı hale gelebilir. Bugün birinin sürekli beğeni beklemesi ya da başarı olmadan kendini değersiz hissetmesi, Fromm’a göre modern bir “tapınma” biçimi gibi görülebilir (bu konuda bi kitap önerecek olsam bu kesinlikle Şeffaflık Toplumu olurdu) Bence kitabın güçlü yanı, insanı yargılamadan anlatması. Fromm sürekli şu soruyu hissettiriyor: “Bu inanç ya da bağlılık seni daha özgür ve sevgi dolu biri mi yapıyor, yoksa daha korkulu ve bağımlı biri mi?” Bu yüzden kitap sadece din üzerine değil; insanın içindeki boşluğu neyle doldurmaya çalıştığı üzerine de çok güçlü bir psikolojik yorum gibi duruyor. Bu şekilde bir bakış açısına sahip oluşu yönüyle de okurken eleştirel yönden ziyade insanların hayatlarındaki etkiyi anlamlandırmaya çalışıyor. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım bir kitaptı.
Alıntı
Psikanaliz ve DinErich Fromm · Say Yayınları · 20231,422 okunma