Bir sonraki bölümde daha kapsamlı olarak göreceğimiz gibi, bu sonuçların tamamı yaşam mücadelesinden kaynaklanmaktadır. Bu yaşam mücadelesinden ötürü herhangi bir türün bireyine, diğer organik varlıklarla ve dış ortamla olan fevkalade karmaşık ilişkileri bakımından az da olsa kazanç sağlayan her çeşitlilik, ne kadar hafif olursa olsun ve hangi etkenden kaynaklanırsa kaynaklansın, o bireyin korunmasını sağlayacak ve genellikle onun yavrularına da aktarılacaktır. Üstelik bu yavruların da hayatta kalma şansı daha yüksek olacaktır, çünkü her türün dönemsel olarak dünyaya gelen çok sayıda bireyinden pek azı hayatta kalabilir. Yararlı olan her hafif çeşitliliğin korunmasını temel alan bu ilkeyi, insanın seçilim yetisiyle olan ilişkisine de dikkat çekmek amacıyla Doğal Seçilim diye isimlendirdim. İnsanın, kendisine Doğa tarafından sunulan hafif, ama yararlı çeşitlilikleri seçilim yoluyla biriktirerek gerçekten de harika sonuçlar elde edebildiğini ve organik varlıkları, kendine yararlı olacak yönlerde uyarlayabildiğini görmüştük. Ama Doğal Seçilim, bundan sonra göreceğimiz gibi her an faaliyete hazır bir güçtür ve Doğanın eserleri nasıl Sanatınkilerden üstünse, Doğal Seçilimin gücü de insanın cılız çabalarıyla kıyaslanamayacak kadar üstündür.