"Zaman her şeyin ilacıdır derler. Ben bu kadar yıldır zamanın iyileştirici gücüne hiç rastlamadım. Zaman hiçbir şeyin ilacı değil. Sadece acıları, kederi kanıksamamıza sebep olur, zamanla her şeye alışır, yaralarımızı sağalttığımızı sanırız. Oysa sadece bu acılarla yaşamaya alışmışızdır çünkü acıların zamanla senin bir parçan haline geliyor."
"İnsanın kalbine giden yolu bulmak için onunla samimi bir iletişim kurmak yeterlidir. İçtenlik, insanların birbirlerine bağlanmasını sağlar. İnsan, doğası gereği kendini yabancılara kapatır. "
"Yalnızlık nedir ?" diye sordu kalbinin derinliklerinden gelen bir ses.
"Yalnızlık... Yalnızlık, bütün arzuların hayallerde kalması, hiçbir isteğinin gerçekleşememesidir. Yalnızlık sadece hayallerinde güzel olandır... Yalnızlık, insanın kendini kimsesiz hissetmesidir... Yalnızlık, Tanrı'nın sana hediye ettiği mutluluğu mahvetmek, sonra geriye bakıp pişmanlıktan ağlamaktır... Yalnızlık, yaşlandığında uyumadan önce ilacını içmen için sana bir bardak su getirecek kimsen olmamasıdır... Yalnızlık, bu yaşlılar yurdunda camdan dışarı bakıp hayallere dalmaktır. Yalnızlık, geçmişe dönüp hayatını yeniden yaşama isteğidir. Yalnızlık, bir şeyi bekleyip ne beklediğini bilmemendir. Artık gelmeyeceğini bildiğin birini beklemektir. Kimseye bir şey söylemeden, açıklama yapmadan çekip gidiyorsun. Yokluğunun herkes için, özellikle de sevdiklerin için dayanılmaz olacağını sanıyorsun. Oysa hiç kimsenin buna üzülmediğini, hatta kimsenin bunu fark etmediğini anlıyorsun. Sensiz de gayet iyi yaşadıklarını görüyorsun. Gitmenin de kalmanın da onlar için önemi yoktur. Sana değer verdiklerini, sensiz yaşayamayacaklarını sanırken yanıldığını anlamaktır yalnızlık. Onların gözünde değerli olduğunu sanmışsın. Oysa herkes kendi hayatını yaşar. Onların hayatında sana yer yoktur. En kötüsü de artık hayatına dahil edebileceğin kimsen olmaması..."