"Biz kadınların zayıflığı, çocuklarımızdan geliyor. Annelik başka bir duygu. Erkeğin babalık duygusu gibi değil. Yoksa bu aşağılık heriflere bir saniye bile olsa katlanmazdık. Bıçak kemiğe dayanmadan önce, onları kapının önüne koyardık. Kollarına sepeti takıp onları geldikleri yere postalardık."
Erkekler şu dünyada para kazanmayı marifet sanıyorlar. Ev kirasını, elektrik, su ve telefon faturalarını ödemeyi erkeklik olarak görüyorlar. Halbuki erkek olmak, fatura ödemek değil ki. Erkek olmak; bir kadına, kadınlığını hissettirmektir. Ona ilgi göstermektir. Karşısı geçip yarım saat onunla sohbet etmektir.
“Aşk; nefsi sarhoş eden, duyguları azdıran kötülük şarabı gibidir. Ne yazık ki o korkunç aşk açlığı bizleri duygularımıza yenik düşürüyor. Sonra da gözümüzü yaşlı kılıyor."
"Bir meyvenin yetişmesi için güneş ışığı ve su gerekiyor. Bir yağmurun yağması için bulut gerekiyor. Bizim gerçekleri görebilmemiz için ise zamanın geçmesi gerekiyor. Geçen bu zaman aklımızı başımıza anca getiriyor."
"Erkeklerin en çok sevdiği kadınlar, fahişe ruhlu olanlarmış. Hâlbuki biz, bizi en çok yaralayan kişiyi sevmek için yaratılmışız. Erkeklerin asıl sevdikleri kadınlar, hep öteki âşıkları olmuştur. Bir erkeğin çocuklarının anası olabiliyorsun ama o erkeğin hiçbir zaman gerçek âşığı olamıyorsun."