Nuray Haliloğlu

Nuray Haliloğlu
@Nryhaliloqlu
Her şeye gücünün yetmesinin imkânsızlığını açıklayan bir paradoks vardır ve şu şekilde açıklanabilir. Eğer Tanrı'nın her şeye gücü yetiyorsa kendisinin bile çözemeyeceği bir şifre yaratabilir mi?" Einstein'ın kaşları yukarı kalktı. "Gördünüz mü? İşte çelişki de burada yatıyor zaten. Eğer Tanrı şifreyi çözemez ise her şeye gücü yeten değildir Eğer çözerse yine değildir, çünkü kendisinin çözemeyeceği bir şifre yaratmayı başaramamıştır." Einstein gülümsedi. "Sonuç: Her şeye gücü yeten bir Tanrı yok. Bu anlamadığı şeyleri çözmek için bir yol ve sığınacak bir yer arayan insanın uydurduğu bir hayaldir.
Sayfa 18
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İyi ve her şeye gücü yeten mi? Ne saçma bir fikir. Eğer İncil'in söylediği gibi iyi ve her şeye gücü yeten ise neden kötülüğün var olmasına izin veriyor? Örneğin neden Yahudi Soykırımı'nın olmasına izin verdi? Eğer düşünürseniz bu iki kavramın birbiriyle çeliştiğini görürsünüz. Eğer Tanrı iyi ise o zaman her şeye gücü yeten değildir; çünkü kötülüğü ortadan kaldırmaya gücü yetmiyor. Eğer her şeye gücü yeten ise o zaman iyi olamaz; çünkü kötülüğün olmasına izin veriyor. İkisinin bir arada bulunması mümkün değildir. Hangisini tercih edersiniz?
Sayfa 17
Edebiyat
Kişisel tanrı fikri saflıktır, hatta çocukçadır. Çünkü bu antropomorfik bir kavramdır,kaderini yönlendirmeye çalışan ve zor zamanlarında sığınacak bir yer arayan insanın yarattığı bir fantezidir. Doğanın üzerinde bir gücümüz olmadığı için bizler de doğanın bizlere kulak veren ve yön gösteren koruyucu ve ataerkil bir tanrının kontrolünde olduğu fikrini yarattık. Bu sizce de insana huzur veren bir düşünce değil mi? Eğer dua edersek onun doğayı kontrol edeceği ve ihtiyaçlarımızı karşılayacağı sanrısını geliştirdik, tıpkı büyü gibi. İşler kötüye gittiğinde böyle merhametli bir tanrının nasıl böyle bir şeye izin verdiğini anlayamadığımızdan kendimize mutlaka bunda da bir hayır olduğunu söyleyerek kendimizi rahatlattık. Ama bunun bir anlamı yok, öyle değil mi?"
Sayfa 16
Edebiyat
Beyin, maddeden oluşmaktadır, tıpkı masa gibi. Ama masa düşünemez. Beyin canlı bir organizmanın parçasıdır, tıpkı tırnaklarım gibi ama tırnaklarım da düşünemez. Üstelik vücudumdan ayırırsanız beynim de kendi başına düşünemez. Düşünceyi mümkün kılan şey kafa ve vücudun birleşimidir. Bu da beni evrenin düşünme yeteneğine sahip bir vücut olabileceği ihtimalini değerlendirmeye yönlendirdi.
Sayfa 15
Edebiyat
Daha öncekiler kabul edilmedi ama artık bu kabul edilmeliydi. Dualar hiç kabul edilmeyecekse insan neden dua etmeye devam etsin ki ? Hiç kimse dua etmezse Allah duasız kalır, o zaman da kendisine dua edilmeyen Allah olur ki bu da Allah olma özelliğine aykırıdır, bence böyle yani.
Sayfa 25
Edebiyat