Okurken içim acıdı demiştim..
Bu roman, bir gün ansızın gelen bir telefonla başlıyor:
Iris, varlığından bile haberdar olmadığı büyük halası Esme Lennox’un, 60 yılını bir akıl hastanesinde geçirdiğini öğreniyor. Üstelik artık oradan çıkmak üzere.
Kitap;
Aile sırları,
Kadınların bastırılması
,
“Normal” kavramının kim tarafından belirlendiği
ve sessizce cezalandırılan hayatlar üzerine kurulu.
Özellikle 20. yüzyılın başlarında, “fazla özgür”, “uyumsuz”, “itaatsiz” bulunan kadınların nasıl kolayca akıl hastası ilan edilebildiğini çok sarsıcı biçimde gösteriyor.
Esme, klasik anlamda “deli” değil.
Ama toplumun istediği kadın da değil.
Kitap bitmek üzereyken, neden bu kadına deli dediler diye düşünüyordum hala ..
Kitap üç ayrı kişinin dilinden anlatılıyor. Dili yalın ama kurgu oldukça karmaşık . Sakin bir kafayla okumak gerekiyor . Öyle ki olay, zaman ve mekanlar arasında hızlı geçişler var .. Şimdi kim diye düşünüyorsunuz anlatıcıyı.
Lennox Ailesi'nin kızları Esme'nin hayatın içinde kalma, var olma ve olamama mücadelesini konu edinmiş. Bir Genç kızın meraktan giydiği bir elbisenin onu 60 yıl dört duvar arasına kapatışının hikayesi ..
Esme alışılmışın dışında, asi ve gerçekçi bir genç kadın . Asil olduklarını düşünen ailesi ise onu bu aileye yakıştırmadığı gibi kabullenemiyorda .