Nisanur Balıkçıoğlu

"Carpe Diem" (Dikkat Spoi Olabilir!!!)
9/10
·136 syf.··
2026 1. kitabı
Gelenek, onur, disiplin ve mükemmellik... Bu sözlere aykırı olarak gelen bir edebiyat öğretmeni... Welton Akademisi yüzyıllardır gelen bu kurallarla öğrenci eğiten köklü bir lisedir. Bay Keating, Welton Akademisine diğer öğretmenlerin bildiğinden daha farklı bir eğitim sistemiyle geldi bu liseye. Öğrencilerine kitaplardaki basmakalıp öğretilerden ziyade, hayatın içinden yaşayarak öğrendiklerini kendi usulüyle öğretti. ​Kitabı okurken aslında Bay Keating'in o meşhur "Carpe Diem" felsefesiyle sadece şiiri değil; öğrencilerine kendi seslerini bulmayı, başkalarının onlar için çizdiği sınırları yırtıp atmayı öğrettiğini görüyoruz. Welton'ın o katı ve bencil duvarlarına karşı edebiyatla, sanatla ve özgür düşünceyle açılan bu savaş, aslında hepimizin hayatında maruz kaldığı toplumsal dayatmalara karşı muazzam bir ayna. Kitabın o sarsıcı sayfalarında ilerlerken, sıraların üzerine çıkıp dünyaya başka bir açıdan bakma cesareti gösterenlerin hikayesi ruhumuza dokunuyor. Kendi hayatının ozanı olmak isteyen her özgür ruhun kesinlikle tekrar tekrar okuması gereken zamansız bir başyapıt. Ölü Ozanlar Derneği N. H. Kleinbaum
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Reklam
Üstü Örtülmüş Toplumsal Yaralarımız (DİKKAT SPOİ OLABİLİR!!!)
8/10
·392 syf.··
2026 17. kitabı
​"Zülfü Livaneli’nin Mutluluk kitabı, töre adı altında öz kuzeni tarafından ölüme götürülen Meryem’in hikayesini konu alıyor. Bu kitapta benim gördüğüm; aslında eskide kaldığını düşündüğümüz toplumsal yaralarımızın kapanmadığı, sadece üstünün çok güzel örtüldüğüydü. Masum bir kız çocuğunun çaresizliğini, kendini dini bir lider olarak gösteren amcasının ona yaptıklarını Meryem’in suçu gibi göstermesi çok içten ve vurucu şekilde anlatılmıştı kitapta. Livaneli, bir tarafta bu karanlık töre iklimini işlerken, diğer tarafta batılılaşmış ama kendi içsel bunalımlarında, sahte ve bencil konfor alanlarında kaybolmuş İrfan Kurudal karakteriyle bize muazzam bir tezat sunuyor. Kitap ilerledikçe anlıyoruz ki, ister bir dağ köyünde feodalitenin gölgesinde olalım, ister lüks bir teknede modern dünyanın tam göbeğinde... İnsan, başkalarının onun için yazdığı o ikiyüzlü, bencil senaryoları ve dayatmaları yırtıp atmadığı sürece asla gerçek 'mutluluk' kapısını aralayamıyor. Meryem'in o masum ve tertemiz direnişi, hepimizin içindeki özgürlük arayışına tutulmuş bir ayna gibiydi. Kesinlikle herkesin okuması ve o örtülen yaralarla yüzleşmesi gereken bir başyapıt. "
1000Kitap
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma
DİKKAT SPOİLER-Bir Dahinin Yalnızlığı
10/10
·517 syf.··
2026 19. kitabı
Jack London’ın ölümsüz eseri Martin Eden, kaba saba, kelimeleri tam konuşamayan, yürüyüşü bile tuhaf olan işçi sınıfından bir gemicinin, bir burjuva kadınına aşık olmasıyla başlayan ve kitaplarla tanışarak bir yazara dönüşme serüvenini anlatır. ​Hikaye, Martin’in sokakta çıkan bir kavga esnasında tesadüfen Ruth ile tanışmasıyla başlar. Bu tanışma, Martin için uykusuz kütüphane gecelerinin, kitaplarla sabahlanan günlerin fitilini ateşler. Onun tek bir amacı vardır: Ruth ondan utanmasın, onu yanına yakıştırsın... Çok fazla okumak, zamanla Martin’de "ben de yazabilirim" düşüncesini uyandırır ve asıl zorlu serüven burada başlar. Çünkü Martin yazdıkça sadece bir yazar olmaz; yavaş yavaş kendini de tanımaya başlar. ​Ruth’la evlenebilmek için ailesine ve tüm toplumsal baskılara rağmen yazar olmaya çalışır. Bu uğurda daktilosunu bile rehin verecek kadar büyük bir yoksulluk ve açlıkla savaşır. Uzun süre yayınevlerinden ret mektupları alarak sadece kirasını ödeyecek kadar parayla direnir. Kendini geliştirdikçe farklı yazarlarla, farklı ortamlarla tanışır ama ulaştığı o fildişi kulelerde hiçbir şey onu tatmin etmemeye başlar. Çünkü o insanların bilgisinin ne kadar sığ, dünyalarının ne kadar sahte olduğunu fark eder. ​Martin'in yükselmesini sağlayan eseri ise "Utanç" şiiri olur. Şöhret onu çok hızlı sarar, banka hesapları parayla dolar ama artık Martin’in istediği bu değildir. Çünkü artık ne o eski saf aşkı kalmıştır ne de hayatında Ruth vardır... Bu başarıya değecek hiçbir şey yoktur artık onun için. Toplumun onun dehasına değil, sadece parasına ve ününe taptığını görür. ​Martin son gemi seferine çıkacağı zaman artık her şey için çok geçtir. Ulaşmak istediği her şeye ulaşmış ama ulaştığı an her şey anlamını yitirmiştir. Bu yüzden Martin, bu sahte dünyaya daha fazla katlanamaz ve
Alıntı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma