Okuduklarım yolumu aydınlatırken okumadıklarım heyecanımı perçinliyor; okuma iştahımı artırıyordu... Ve tam olarak kafayı yememe milyonlarca kitap kalmıştı.
Bu üzgünlüğe sonsuz bir lezzet veriyor, sevilen için çekilen işkenceleri bir gam damlasıyla karışık bîr hoş sarhoşluk haline getiriyor, zaman geçtikçe bir esef kadar tatlılaştırıyordu.
Dünya ile inancı arasında sıkışmış; arayış içindeki bir adamın, hayalin derinliklerinde alt metni dolu mitolojik hikayelerin bir karakteri olarak hikayeden hikayeye, hakikatten hakikate geçişlerini okuyoruz. Esas konu hakikat tabii ki.
(“Ben küfür ile imandan, ikrar ile inkârdan, tasdik ile kuşkudan meydana gelmiş bir şey olmuştum. Kalben inkâr ettiğimi aklen tasdik eder, aklen reddettiğimi kalben kabul ederdim”)
Ana karakterlerimiz Raci (hakikat ve anlam arayıcısı) ve Aynalı Baba (hakikate hangi yoldan gidileceğini bilen derviş).
Bu karmaşa ve şüphelerden kurtulmak için, ileri gelen alimlerle görüşür ama bir sonuç alamaz ya da aldığı sonuçlar onu tatmin etmez. Günün birinde, her gün önünden geçtiği şehrin mezarlığındaki kulübede yaşayan, ney üfleyip gazeller okuyan Aynalı Baba’nın yanına gider. İçindeki şüphelerini Aynalı Baba’ya anlatarak yardım ister. Onunla her gün görüşür. Görüştüğü bu günler kitapta bölümler halinde yer alır. Her bölüm aynı zamanda Raci’nin kafasındaki bir sorunun cevabı niteliğindedir.
BÖLÜMLER1. Gün: Hiçlik Zirvesi – “Nirvana, Nirvana!”
Buddha önderliğinde Hiçlik Zirvesi’ne yolculuk yapar ama bu yol kolay bir yol değildir. Öncelikler arzularını yok etmesi gerekmektedir fakat başarılı olmaz ve Hiçlik Zirvesi’ne ulaşamaz.
2. Gün: “Yâ nûr! Yâ nûr! Karanlıkları nûr et.”
Zerdüşt topluluğuyla savaşçı olarak bir mücadeleye katılır. Asıl olan Ehrimen ve Hürmüz’üb mücadelesine tanıklık eder. Sonuç olarak yeryüzünden karanlığın (kötülüğün) yok edilemeyeceğini ve hatta yok edilirse aydınlığın (iyiliğin) bir manasının kalmayacağını anlar.
3. Gün: Devr-i Daim
Raci'nin suda kendi aksiyle bütünleştiği, evrendeki her şeyin başladığı yere döneceğini ve sonsuzluğu idrak ettiği evredir.
**4. Gün: İmtihan Meydanı, Arifler
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,3bin okunma
Kendini çürümekten sakınmak için; içinde yetersizlik bilincini, çatışmalarını, kendine acımanı ve seni bağımlı, korkak, şüpheci ve mutsuz kılan hipnoz uykunu kesinlikle yenmen gerekir.
Onun ifadesini kabul ettiğin andan itibaren artık başarmak için değil, yenilgini haklı göstermek için uğraştın. İşte senin yaşam öykün... yenilginin kehaneti.
Bundan böyle müdahale etmeyeceğim. 'Gerçek' özgürlük kimseye verilemez. İnsan bunu tüm gücüyle içten istemeli ve bedelini her ne olursa olsun onu hak etmek için çaba gösterip kendisi kazanmalıdır. Bunu ancak o zaman elinde tutabilir!