Ölmek üzere olan adam nereye gideceğine bir türlü karar verememiş. Çünkü ikisinin de kendine göre güzellikleri varmış: " Havası güzel olduğu için cennet, arkadaşlık bol olduğu için cehennem!"
"Anlıyorsunuz değil mi?" diye devam etti her zamanki sükunetiyle onlara bakarak. "Her şeyi yok etmek gerek, yoksa açlık hortlayacak. Evet! Tek çözüm anarşi, dünya kanla yıkanıp alevlerle arınacak!.. Görün bakın o zaman."
Yüz yıldır olağanüstü bir biçimde artan zenginlik ve refahtan emekçilerin makul bir pay aldıkları söylenebilir miydi? Özgür oldukları söylenerek işçiler bir kenara atılmıştı, evet, onlara açlıktan ölme özgürlüğü tanınmıştı, onlar da bu özgürlüğü doyasıya yaşıyorlardı. Seçildikten sonra yoksulları eski çizmeleri kadar bile önemsemeyen ve ceplerini doldurup keyiflerine bakan alçaklara oy vermek karın doyurmuyordu.