Tek başına olmaya göğüs gerebilen kişiyle topluma karışan kişi arasında dağlar kadar fark vardır. Tek başına olmaya göğüs gerebilen kişi, herkesle iyi geçinmeyi başaran ve hiçbir sivri yanı bulunmayan, başkalarını hoşnut etmek üzere yaşayan kişinin çok uzağındadır.
İnsanlar niçin kendilerine birey olarak değil de gruplar halinde hitap edilmesini tercih ediyor? Vicdan, yaşamın en büyük külfetlerinden biri olduğu için mi? Fazlasıyla derinden kesen bir bıçak olduğu için mi? Bir “grubun parçası olmayı” ve bir “taraf oluşturmayı” tercih ediyoruz, çünkü bir grubun parçası olmak vicdanı uykuya yatırmak anlamına geliyor.