Kuklabaz

Kuklabaz
@Numin
anitsayac.com "Yaşam, umutsuzluktan umut üretmektir."
En iyisi oraya gitmemekti. Ama bunu yapmama imkan yoktu : Çünkü aklıma bir şey takılmaya başladı mı kafam sadece onunla meşgul olurdu. Bunu yapmayacak olsam , ömrümün sonuna kadar " Nasıl , korktun değil mi , korktun , tam manasıyla korktun!" diye kendi kendimi yerdim.
Sayfa 75
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu adamların yanında üçer dörder saat aptal aptal onları dinleyerek kendim iki lakırdı söylemeye cesaret edemeden, daha doğrusu beceremeden öylece otururdum. Sersemleşir , ikide bir terler , birden inme geliverecekmiş gibi olurdum ama bu daha iyi yararlı bir şeydi . Eve dönünce insanlarla kucaklaşmak arzum bir müddet için yatışıyordu.
Kitaplar bana zevk, heyecan, ıstırap veriyordu. Zaman zaman son derece bıktırdığı da oluyordu. Ne de olsa hareket ihtiyacı duyuyordum ve o zaman birdenbire koyu, bulanık, çirkin-sefih bile değil- bir sefihçik olma arzusuna kapılıyordum. İhtiraslarım, özentilerim her zamanki mariz hırçınlığım yüzünden keskin, yakıcıydı. Böyle zamanlarda gözyaşlarıyla , çırpınmalarla karışık isteri buhranları bile geçiriyordum.
Bunlar hep nevrozdan hocam
Hudutsuz gururum ve bunun doğurduğu aşırı titizliğim yüzünden boyuna kendimle meşgul oluyor, kendimden bazen tiksintiye varan çılgınca bir hoşnutsuzluk duyuyor, başkalarının da bana aynı gözle baktığını düşünüyordum. Mesela, yüzümden nefret ediyor, çirkin buluyor hatta alçakça bir ifadesi olduğundan şüpheleniyordum; hatta bu yüzden her gün dairedekiler bendeki alçaklığı fark etmesin diye kendimi azaba sokarak elimden geldiği kadar serbest bir tavır takınıyor, yüzüme asil bir ifade vermeye çalışıyordum. "Varsın yüzüm güzel olmasın fakat asil, manalı ve bilhassa fevkalade zeki görünsün. " diye düşünüyordum. Ama bir yandan da yüzümde asla bu kadar mükemmel manalar bulunamayacağını kesin olarak bilmenin acısını yaşıyordum. En kötüsü, yüzümü son derece aptal buluyordum. Halbuki ben yalnızca zeki bir görünüşe razıydım. Hatta yüzümü zeki bulmaları şartıyla o alçak ifadesine bile katlanırdım.
şerefsiz içsesim bana hep böyle sövüyor:
Yaşamaya susadığınız halde hayat meselelerini bir mantık hercümerciyle çözmeye kalkışıyorsunuz. Hareketleriniz sırnaşıklık , küstahlık dolu olduğu halde ne kadar da korkaksınız! Saçmaladığınız zaman kendinizi pek beğeniyor ama sert küstah sözler sarf ettikten sonra durmadan ürküyor , özürler yağdırıyorsunuz.