...Oysa gerçek din aklın içten kanması demektir, akıl ise özünün gereği olarak inanmaya zorlanamaz. Bunun içindir ki bir devletin dini infaz maksadıyla kanunlar yapması saçmadır çünkü ceza tehdidi ile birlikte olmayan kanun faydasızdır , bu meselede ise ceza yersiz ve münasebetsizdir çünkü ceza ile aklı ikna etmeye imkan yoktur.
Bruno gibi Avrupa'da dolaşıp duran Lucilio Vanini adında alim bir İtalyan, Toulouse'da dinsizlik ve kafirlikle suçlanarak önce dili koparılmak, sonra ateşte yakılmak suretiyle cezalandırıldı.
Ortada insanın ebedi mukadderi davası vardı, bunun için hak sayılan imanı herkese kabul ettirmek maksadı uğruna her vasıtayı kullanmak düpedüz meşru, hatta zorunlu görülüyordu. O amaca yarayacak mucizeler ve masallar uydurmaktan çekinilmediği gibi, bundan ahlaki bir endişe de duyulmuyordu.