Tersi ispatlanamayacak binlerce önerme icat edilebileceği şüphe götürmez bir gerçektir; imanı güçlü her insanın bunlara inanmasına engel de yoktur fakat böyle önermelere, batıllıkları ispat edilemediği için gerçek diye inanılması gerektiğini de
hiç kimse iddia edemez.
Sırf zihin tembelliğinden doğan nefret apaçık bir korku duygusu ile de karışınca bir kat daha kuvvetlenir. Var olanı koruma içgüdüsü, var olanın yapısında herhangi bir değişikliğin toplumu temelinden sarsacağı endişesi ile sertleşerek muhafazakâr bir doktrin halini alır.
Sıradan bir insanın zihin alemini, sorup araştırmadan kabul ederek sımsıkı sarıldığı inançlar teşkil eder; o bu alemin, iyice alışmış olduğu düzenini alt üst edecek her şeye karşı içgüdüsel olarak düşmandır.