Dünya böyle bir yerdi; kendine mahsus bir hayal kuramayanlar, başkasının hayali olma ya da başkasının hayalini gerçek kılma peşindeydi. Bütün hayallerin kırılmak üzere kurulduğunu bilmez gibi.
Kendi ihtiyacına göre biçtiği kostümü elindeki en münasip modele giydirmeye çalışıyor insan. Ait olmadığı bedenden sarkıyor haliyle kıyafet. Paçası uysa beli oturmuyor, omzu denk düşse kolu kusa geliyor. Sonra vay efendim sen onu benim istediğim gibi giyemedin, vay sen beni yeterince sevmedin. Halbuki terzi de modele değil, diktiği elbiseye bayılıyor.
Kitapların doğru olduğu tamam
Ayrıntılarında bile anlaşıyoruz
İş yaşamaya geldi mi
Her seferinde yarım kalıyoruz
Öylece bırakılmış gün bitiyor
Öylece bırakılmış akşamlardan geçerek
Öylece bırakılmış bir güne başlıyoruz.
Afşar Timuçin