Fatmanur y

Fatmanur y
@Nur145
Mezun Öğretmen
1997
32 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
@Nur145·
·
sabitlendi
Bir Vakit Kıl Yeter!
Şeytanın tuzaklarından biri de kıl kıl bitmiyor diyerek sana yanlış hesap yaptırıyor. Bir günde beş vakit, ayda yüz elli vakit, senede bin sekiz yüz yirmi beş vakit namaz. Bu kadar namazı nasıl kılacağım diye düşündürerek senin gözünde bu güzel buluşmayı büyütüyor. Şöyle düşünsek nasıl olur? Rabbim beni özel olarak davet ediyor. Huzuruna kabul ediyor. Hem de bir yıl içinde en az bin sekiz yüz yirmi beş defa. Rabbimin emrine isyan eden şeytan beni kıskanıyor ve kendine benzetmek için yolumu kesiyor. Rabbim ile olan buluşmamdan rahatsız oluyor. Ona uymamalıyım. Yoksa ben de onun düştüğü bataklığa düşerim deyip namaza sarılmalıyız. Diyelim ki bu da seni tatmin etmedi.O zaman nefsine sor: Şu an üzerime kaç vakit namaz farz? Beş mi dedin. Hayır, yanıldın ey nefsim. İçinde bulunduğum vakitte Rabbim benden sadece bir vakit namaz kılmamı istiyor. O da içinde bulunduğum vaktin namazı. Hangi vakti yaşıyorsam o vaktin namazını kılmalıyım. Gerisini düşünmemeliyim. Çünkü o vaktin namazı henüz bana farz değil. Namazın farzlarından biri vakittir. Vakti girmeyen namazdan sorumlu değilim. O vakte kavuşabileceğini kim söyledi ki? Rabbim o vakte beni kavuşturursa, kavuşturan Rabbime hamdolsun deyip hemen ertelemeden namazımı kılıp, benim ezeli ve ebedi düşmanıma ve içimdeki sinsi yardımcısı nefsime fırsat vermemeliyim. Öyleyse aziz kardeşim, sen sadece içinde bulunduğun vaktin namazını kıl yeter. Gerisini düşünme. Sen bana içinde bulunduğun vaktin namazını kılmaya söz ver, ben de sana bütün ömrünün namazla geçeceğinin garantisini vereyim. Hem de iki namaz arasında can emanetini vereceksin.Birini kılmış, diğerini beklerken. Ne mutlu namazını vaktinde kılıp, Rabbiyle sözleşmesini yenileyen, şeytanını kahredenlere.
Sayfa 35 - Ensar Neşriyat
Kitap Alıntısı
Reklam
"Ebu'l As seni boşayacakmış, doğru mu?"
Zeynep sorunun nereden ve ne şekilde sorulduğunun farkındaydı: "Evlilik kolay bitirilecek bir dava değildir Nada."dedi. " O sonsuza dek sürecek bir yol arkadaşlığıdır. Her ortamda ve hâlde birbirine sahip çıkma güzelliğidir. Birbirini yere koymama, incitmeme, heder etmeme inceliğidir. As böyle bir şey yapmaz." "Ama o Müslüman olmadı."dedi. "Öyle bile olsa vefayı elden bırakmamak gerek. İyiği yâd etmek, fenalığı örtmek gerekir, değil mi Nada? İnsandır bu. Hatadan hali olmaz. İşte bu hâllerde toprak gibi olmak gerek. Kabahatler toprağın altında saklanmalı. İyilikler ise kır çiçekleri gibi zemin yüzüne yayılıp serpilmeli."
Sayfa 102 - Hayat Yayınları
Alıntı
Bilinmeyen kadim bir gerçek, kız evladın kıymetiydi. O yavru ki serpilip yetiştirilirken babasına cennetin kapıları açılır, evlenip yuva kurduğunda kocasının imanını tamamlar, çocuk doğurup anne olduğunda ise cennet ayaklarının altına serilirdi...
Sayfa 67 - Hayat Yayınları
Alıntı
Ebe Selma:
" Mekke'de çok söz, çok şiir, çok şamata vardı. Akranları sokaklarda eğlence peşindeyken sen anneciğinin dizinin dibindeydin. Birlikte güler, birlikte konuşurdunuz. Annesinin sevinci, babasının dibi inci kaplı arı duru nehriydin hep. Hayatın heyulası içinde akıp giden gündelik telaşlar içinde bu yuvanın serin menfezi olurdun......"
Sayfa 49 - Hayat Yayınları
Alıntı