"Evlilikte huzur tek tarafın isteklerinin yerine gelmesiyle sağlanmaz . 'Benim isteklerim yerine gelmezse geçinemeyiz!' Hiçbir eş demez değilm mi bunu? Fakat bu sözün vücut bulmuş hâli evliliklere yansıtılıyor. Sonra da 'Aramızda şiddetli geçimsizlik.' deniliyor. Hâlbuki bu geçimsizlik değil şımarıklıktır. Halk arasında buna 'rahat batması' da deniliyor.
Hayatta her isteğimizin olmadığı ya da fikrimizin kabul görmediği gibi evlilik ilişkisinde de isteklerimizin hepsini elde etmemiz mümkün değildir. Kimse evlilikte her istediğinin yerine getirileceği ve buna hizmet eden bir eşin olacağı kanısına kapılmamalı. Eşler arasındaki taleplerde makul kalınmalıdır. Evlilikte her şeyde olduğu gibi isteklerin ve taleplerin dile getirilmesi ve bunların gerçekleşmesi konusunda da âdil olunmalıdır. Burada da 'eşitlik' diyemiyorum zira eşlerin ihtiyaçları ve talepleri de kendi şahsi ya da evlilikteki rolü hasebiyle adaletli olmalı. İhtiyaçlar kadar isteklerde de âdil olmak gerekir. Eşler birbirinden beklentilerini, dikte ederek veya zorunluluk duygusu enjekte ederek dillendirdiğinde o evlilikte gönül rızası kalmaz. Oysa gönül rızasını korudukça, eşler birbirinin isteğini daha dile getirilmeden yapmaya gönüllü olur. Evlilikte sorumluluklar, mecburiyetler olduğu kadar gönüllülük esasının varlığını da unutmamak gerekir."
Sayfa 67 - Vadi Kültür Sanat ve Yayıncılık A.Ş