"İnsanı idare eden bir büyük kanun var: İçsel ve sebepsiz merak ve sıkıntı kanunu. Bütün hareketlerimiz o kanunun emriyle yapılıyor. Hareket, bu merak ve sıkıntıdan kurtulmak için sanki bir cehd, içimizden dışarı, bir atılıştır. Lâkin bilmek ne oluyor? Niçin bilmeye mecbur oluyorum? Bunun sebebi, selâmetini aramak ihtirasıdır. Filhakika insan, selâmete kavuşup kavuşmadığını bilmek ihtiyacındadır. Selâmette olmak, selâmette olduğunu bilmektir. Bir de bunun ebedîliğine inanmak; işte insan denen muammanın kendini arayışı ve varlık halinde kendini bulması bu anlayıştan başka bir şey değildir ve onun bütün hayatı sahip olduğu bu bilgiyi bütün ömrünce sağlamlaştırma, sağlama bağlama çalışmalarından ibaret olmaktadır."