Başkalarına zevk verme yeteneği insanı daha ilgi çekici bir hale getirmektedir. Mutlu insanlar bize daha kolay yaklaşırlar ve biz onları duygusal yönden daha sempatik buluruz. Bu gibi özelliklerin, iyice gelişmiş bir sosyal duygunun belirtileri olduklarını sanki içgüdümüzle hissederiz. Neşeli bir görünüşü olan, her zaman sıkıntılı ya da endişeli bir halde dolaşıp durmayan, dertlerini her önüne gelene açmayan insanlar vardır. Başkaları ile birlikte bulundukları zaman neşelerini onlara da geçirebilen ve yaşamı daha güzel, daha anlamlı bir hale getiren insanlardır bunlar. Yalnızca davranışlarından değil başkalarına yaklaşma ve konuşma biçimlerinden, başkalarının menfaatini kollamaya dikkat etmelerinden, aynı zamanda dış görünüşlerinden, kılık kıyafetlerinden, el kol hareketlerinden, mutluluk hallerinden ve gülüşlerinden bunların iyi insanlar olduklarını sezmek mümkündür.
Bu kadar insanın herhangi bir aşk ilişkisi kurmaktan bu derece ürkmüş olması büyük ölçüde , her erkeği her türlü şartlar altında , ister kurnazlık ve hainlikle isterse zora başvurarak erkekliğini kanıtlamaya zorlayan o gereksiz baskıdan ileri gelmektedir .
Mektubunda sözünü ettiğin insanlarla başın derde girdi sanıyorsun, öyle mi?
Yok, asıl kendi kendinle başın dertte, kendi kendinle sorunların var.Ne istediğini bilmiyorsun. Değerli düşünceleri pek beğeniyorsun ama izlemiyorsun onları. Mutluluğun nerede olduğunu görüyorsun fakat oraya varmaya cesaretin yok.
Madem önündeki engelin ne olduğunu kendin görmüyorsun, bari ben sana söyleyeyim: Geride bırakacaklarının büyük şeyler olduğunu sanıyorsun. Erişmeye niyetlediğin o huzuru hedef aldığın zaman, geride bırakacağın yaşamın parlaklığı seni alıkoyuyor yolundan; sanki çamura, karanlığa gömülecekmişsin gibi. Yanılıyorsun.