N. Ayhan

N. Ayhan
@NurAy_136
Puan vermedi·168 syf.··
2025 32. kitabı
Çok beğendiğim yabancı eserleri okurken sık sık keşke bunun Türk bir versiyonu da olsa ya da keşke bu tadı Türk kokan bir eserden de alabilsem diye düşünürüm. Keşanlı Ali Destanı bu ihtiyacımı tamamen karşıladı. Hem yüksek sesle güldürebilen (ki bu kitaplarda nadiren olur), hem de bizim sıkıntılarımızı kendi dilimizle, bizden bir bakış açısıyla anlatan çok akıcı bir eser. Anlattığı konunun günümüzde hala yaşanıyor olması ve bunlara getirdiği yorumları da eseri çok daha kıymetli kılıyor. Mutlaka bu eseri sahnede de izleyeceğim!!
Keşanlı Ali DestanıHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20242,503 okunma
Reklam
6/10
·116 syf.··
2025 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 17:00
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Biraz Türk biraz kadın yazar okumak istediğim bir dönemde karşıma çıkınca hiç düşünmeden alıp okumaya başladım. Birde adı da çok tatlı değil mi? ‘Çiçeklenmeler’ kelimesi çok hoşuma gitti. Kitabın dili çok naif, hafif şiirsel, pek laf salatası da yok, akıp giderek anlatıyor. Sadece diline bakarak yazarın başka kitaplarını da merak ettim ve ileride okumayı düşünüyorum ama içeriğine gelince aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Her şeyden önce Türkan karakterini kafamda bir yere oturtamıyorum. Çocukluğundaki Türkan, yıllarca aynı evin içinde kocasına dokunmadan dışarıdan arkadaş edinmeden yaşayan Türkan, kitabın başında yas tutan Türkan ve sonundaki artık iyileşmiş kadın aynı insanlar mı gerçekten? Kitabın içinde evliliğini sorguluyor, çocukluğunu da düşünüyor olsa da başka hatırladığı kayda değer şeyler çok yok. Okurken şimdiye dek hayatında başka hiçbir şey olmadı mı bu kadının diye düşünüp durdum. Hiç mi yakın arkadaşı olmadı? Teyzesi ve kocası ile ilişkileri daha daha nasıldı? Küçük bir mahallede büyümüş oradaki komşuları arasından sevdikleri ya da nefret ettikleri yok muydu? Araba sürmekle alakalı bir şeyler yapacak sandım ama sonunda o konununda arkası gelmedi. Bir tutkusu ya da hayali olmadan, gençliğinde ‘ya bende böyle yaşamak istiyorum’ demeden ya da yaşı ilerlerken etrafındaki insanların hayatlarına bakıp zaman zaman özendiği olmadan yaşamış olabilir mi bir insan gerçekten? (Kitabın odaklandığı noktalar bunlar olmadığı için yazılmamış da olabilirler tabi) Ve çok ponçik birisi Türkan. Çok kanaatkar, çok fedakar, çok edepli, çok düzgün, sakin birisi. Kitabın sonuna kadar da böyle devam ediyor. Hadi bir adamı derinden sevmiş ve sevgisi sönmeye yüz tutmuşken bir anda önüne fırsat çıkınca onunla birlikte olabilmiş, bazı şeyleri
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Eira, lütfen bir saniye susar misin?
5/10
·416 syf.··
2025 19. kitabı
Gerçekten istememe rağmen bu kitabı sevemedim. İlk kitabına yorum yazmamıştım ama bu sefer yazıyorum ki gelecekteki ben, sakın unutup "Acaba ne olacak?" diye üçüncü kitabı eline almasın. Sevenlerine saygım sonsuz ama buralar pek bana göre değilmiş. Eğer bu kitabı beğendiyseniz ya da sizin için özel bir yeri varsa, hiç boşuna kendinizi üzmeyin, yorumu geçin ve kaydırmaya devam edin. Buradan sonra çok da katıldığınız şeyler okumayacaksınız. Gelelim mevzuya… İkinci kitabın, ilkine göre daha iyi yazıldığı söyleniyordu. Üstüne bir de kitabı ödünç veren arkadaşıma (Kediy, teşekkürler) ayıp olmasın diye kendimi ittire ittire bitirdim. Ve evet, kabul ediyorum, ilk kitaba kıyasla yazarın kelime haznesi genişlemiş ve karakterler bir anda oturup hayat hikayelerini anlatmıyorlar artık. Ama bunların dışında, öyle bariz bir farklılık göremedim. Kitabın iyi ve kötü yönleri üzerine uzun uzun yazılabilir ama bu 400 sayfalık külçeyi bitirmek uğruna tükettiğim enerjimin son kırıntılarıyla en büyük sıkıntıma odaklanacağım: Ana karakterimiz, Eira. Ah, Eira… Senin kafanın içinde olmak, benim ömrümden en az 10 yıl götürdü. Yolda ayağına taş takılsa, oturup taşın varoluşsal anlamını, dünyanın düzenine etkisini ve bunun onun kötü bir insan olup olmadığıyla bağlantısını sorguluyor ''iyi insan olmak" üzerine düşüncelerini okumak bezdirdi beni. Bacım, senin etrafın hırsızlar, korsanlar, işkencecilerle dolu; sevdiğin çocuk yanlışlıkla da olsa birinin ölümüne sebep olmuş. Sen hâlâ bir kenara çekilip derin(!) felsefi düşünceler içinde kayboluyorsun. Ciddiye de alamıyorum çünkü öyle derin düşünceler değil bunlar. Ve tüm bunlar, yabancı yazarlara ve onların kurdukları fantastik evrenlere öykünerek yazılmış bir dünyada geçiyor. Başka bir kültürde geçen kurguları sevmek, onların
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024871 okunma
UĞRUNA SAVAŞILACAK BİR ŞEY, UĞRUNA YAŞANACAK BİRİ
Puan vermedi·476 syf.··
2025 14. kitabı
Serinin 3. kitabında kaldığımız yerden, Xie Lian'ın gençliğinden, devam ediyoruz. Yarısına kadar göklerden ilk düşüşünden ikinci yükselişine kadar başından geçenleri, sonra da 800 yıl sonraya dönerek başka gizem, hayalet hikayeleri ve ana karakterin Hua Cheng ile ilerleyen ilişkisini okuyoruz. Geçmişi okuduğumuz sayfaların en sevdiğim kısmı Mu Qing ile Feng Xin'in kısımları, Xie Lian'ın yanında sürekli oldukları için bol bol onları okuma fırsatımız oluyor ve nasıl bu noktaya geldiler ikisi arasındaki kavga nasıl başladı, Xie Lian onlar hakkında neler düşünüyor daha da netleşiyor. Sürekli didişmeleri beni bi yandan güldürse de şu an geldikleri nokta ise biraz hüzünlendiriyor. 800 sene süregelmiş toksiklikleri hoşuma gitti. Bu geçmişi anlatan kısmın son sayfaları ise kabustan çıkma anlardı. Bazı sahneleri okurken çok üzüldüm. Son sahnesi ise oldukça dokunaklıydı ve Hua Cheng ile alakalı bazı şeylere cevap oldu. Hua Cheng demişken, cidden hikayenin en önemli karakteri. İlgimin onun sahnede olmasına ya da olmadığında bile ne yapıyor olmasına bu kadar bağlı olduğunu anca hikaye günümüze döndüğünde anladım. İkisinin arasındaki romantizm kaplumbağa hızında ilerlesede aralarındaki tansiyon asla düşmüyor. Maşallah bu kitapta da kalbimiz bolca tekledi çok şükür. Ve Xie Lian'dan sevgisi dışında hiçbir şey beklemeyişi beni çok duygulandırdı okurken. Çünkü yakın olduğu, sevdiği herkes ondan bir şeyler bekliyor: Kral babası iyi bir lider ve evlat olmasını, annesi ziyaret etmesini, öğretmeni daha çok bir tanrı gibi olmasını, Feng Xin ve Mu Qing bilge kararlar almasını, Qi Rong mükemmel olmasını, halkı her dilek ve mucizeyi yerine getirmesini bekliyor. Xie Lian'da bu beklentilerin hepsini gerçekleştirebileceğine inanıyor, hayatında istediği her şey olmuş, hiç düşmemiş, hiç
Heaven Official's Blessing: Tian Guan Ci Fu (Novel) Vol. 3Mo Xiang Tong Xiu · Seven Seas · 2022144 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2025 12. kitabı
Stephen King, yazarlara kronolojik sırayla yazmalarını tavsiye ederken günümüzden geçmişe giderek anlatmanın zorluğundan bahseder. Bu tavsiyenin nedenini pek anlamamıştım ama bu kitapta aniden 800 yıl öncesine yapılan zaman atlamasına gelince anladım. Atlama, hikâyenin akışını bozarak oldukça sıkıcı yaptı. Ve bu ani atlama olmasa bile ana karakter Xie Lian’ın geçmişinden çıkıp gelen karakterlerin sayısı o kadar fazla ki bi anda hikayenin ortasında kopup onlarla nasıl ve nerede tanıştığına dair bilgileri öğreniyoruz. Aslında karakterlerle bı geçmişi olduğunu ve ilişkilerini öğrenmek de ilginç kılıyor. Ne var ki, yazar geçmişi anlatırken “göstermek” yerine doğrudan “anlatmayı” tercih ediyor, bu da hikâyeyi sıkıcı hale getiriyor. Yazarken anlatma göster denmesi de boş değilmiş. Ana karakterin Hua Cheng ile olan sahneleri en keyifli kısımlar. Seride, uzun yaşamış karakterler arasında yeni yeni gelişen tek ilişki bu gibi görünüyor. Fakat Xie Lian’ın kuşkuları göz önüne alındığında, geçmişte bir dönem tanışmış olmaları muhtemel. Tüm eleştirilerime rağmen, seriyi genel olarak sevdim. Geçmişin anlatıldığı kısımlar bazen sıkıcı olsa da karakterler oldukça renkli ve dinamikleri iyi düşünülmüş. Yapay veya garip gelen hiçbir karakter olmadı. Çözdükleri gizemler de ilgi çekici. Seri, Çin fantastik edebiyatının (muhtemelen “xianxia” türü) öğeleriyle dolu ve bu türle daha önce pek tanışmamış biri olarak okudukça öğrenmek benim için ayrı bir keyifli. Uzun saçlı zarif karakterler, gökyüzünde süzülen savaşçılar, ruhları olan kılıçlar, doğadan motifler, yapılan ayinler, yakılan tütsüler, şiirler ve halk ninnileri, rüzgarda dalgalanan antik Çin kıyafetleri… Her şey oldukça dramatik ve etkileyici. Yeni ve yabancı bir dünyanın kapılarını aralamış gibi hissettiriyor. Cennetteki Tanrılar
Heaven Official's Blessing: Tian Guan Ci Fu (Novel) Vol. 2Mo Xiang Tong Xiu · Seven Seas · 2022159 okunma
Reklam