N. Ayhan

N. Ayhan
@NurAy_136
Belki şimdi de uydurduğumu sanıyorsun. Böyle sanıyorsan, zekâma değer veriyorsun demektir. Çünkü, hiçbir zekâ, hatta benimki bile, bu denli yalanı arka arkaya uyduramaz ve sevgili Eşekarısı, yaşamın gerçekleri hertürlü fantezinin, hayalin, uydurmanın çok daha ötelerindedir.
Sayfa 105 - Nesin yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Ad ve Yazgı
Üstünde önemle durmamız gereken bir başka nokta ad ile yazgının birbirine bağlı olduğu görüşüdür. Yaratılış öncesi zamanlarda varlığın daha var olmamasının nedeni, adının daha konmamış, yazgısının daha saptanmamış olmasından ileri gelir. "Nomen est omen" diye bir atasözleri vardı Romalıların, adın bir işmar, bir yazgı taşıdığını belirtir. Yuhanna İncil'inin başlangıcını anımsayalım: "Kelâm başlangıçta var idi, ve Kelâm Tanrı nezdinde idi, ve Kelâm Tanrı idi," deniyor.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Sağtöre deyince insan akla gelir, töre, hak hukuk, iyi kötü, güzel ya da çirkin düşüncesi insan aklıyla sıkı sıkıya bağlı, insanca yargıların ürünü değil midir? Bu çeşit ölçüler tanrılara uygulanmaz destan çağında, nitekim insanların değeri de tanrılara orantılı olarak biçilir: Helene'nin güzelliği "tanrısal" diye nitelenir, Akhilleus ya da başka bir yiğidin yiğitliği "tanrıya denk" diye belirtilir. Tanrı herhangi bir değerin simgesi, ta kendisi olduğuna göre, onu insansal ölçülere göre ölçmek yoluna gidilmez, gidilmez ama onu betimlerken insan gibi davranışı da önlenemez.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Alıntı
Kahkahamızı doğum günü teknesinden duymuş olmalılar. Karşıdan bakınca şu tepedeki şapelin orada, iki kişi yan yana oturmuş, nefis bir manzaraya karşı gülüşüyor demiş olmalılar, böyle bir resmin parçası olduğumu düşünmek hoşuma gitti.
Sayfa 70·Kitabı okudu
“If I like something, then my heart has no room for anything else. I’ll always treasure it. A thousand times, a million times, my feelings won’t change no matter how many years pass. And so I won’t tire of this poem.”
Reklam