Şimdi tutsağım. Bedenim bir zindanda demirlere bağlı; zihnim korkunç, kanlı, karşı konulmaz bir düşüncenin esiri! Tek düşüncem, tek inancım, tek gerçekliğim var: Ölüm cezası!
Bu alçak aletin Fransa'dan gideceğini ve Tanrı izin verirse ona indireceğimiz sert darbelerle topallayarak gideceğini ümit ediyoruz.
Gidip kendini uygarlaşan Osmanlı'ya, onu istemeyen gelişmemiş topluluklara değil, barbar toplumlara kabul ettirsin ve uygarlık merdivenin birkaç basamak altına inip İspanya'ya ya da Rusya'ya yerleşsin.
Akıl, duygu ve deneyim bizim içindir. Ölüm cezasının kaldırıldığı örnek ülkelerde bu cezayı gerektirecek suçlar her yıl giderek azalıyor. Bunu bir düşünün.