Nur

25
Bu adamın ruhunun ne durumda olduğunu biliyor musunuz? Onu kolayca öldürmeye cesaret edebiliyor musunuz? Eskiden halk en azından hayatın son anında havadaki dinî esintinin en katı yürekleri bile yumuşatacağına, bir mahkûmun tövbekâr olacağına, toplum bir dünyayı kapatırken dinin yeni bir dünyanın kapısını açacağına, her ruhta Tanrı inancı olduğuna, darağacının sadece gökle dünya arasındaki bir sınır teşkil ettiğine inanırdı. Ama artık geniş kitlelerin inançlarını yitirmesine, bütün dinlerin tıpkı bir zamanlar yeni dünyaları keşfetseler de şimdi limanlarımızda çürüyen o eski gemiler gibi ağaç kurtlarının saldırısına uğramasına, küçük çocukların Tanrı'yla alay etmesine rağmen darağacından nasıl bir umut bekliyorsunuz?
Sayfa 24 - Ön söz- xxiv·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
24
Nereden bakılırsa bakılsın masumlara darbe indiren kör ve beceriksiz bir ceza yasası! Ailesi olan bu adamı, bu suçluyu hapse atıyorsunuz. Cezaevinde hâlâ ailesi için çalışabilir. Ama bunu mezarın dibinde nasıl yapacak? Ve babalarını, yani ekmeklerini ellerinden aldığınız o küçük erkek ve kız çocukları içiniz ürpermeden düşünebiliyor musunuz? On beş yıl sonra bu ailenin erkek çocuklarını küreğe, kız çocuklarını beden erini satmaya mahkûm ettiğinizin farkında mısınız? Sömürgelerde bir köleye ölüm cezası verildiğinde efendisine bin frank tazminat ödenir. Nasıl! Demek efendinin zararını telafi edip ailesine tazminat vermiyorsunuz! Burada da bir insanın elinden sahip olduklarını almıyor musunuz? Efendisinin kölesi olmak dışında babasının mirasçısı, karısının, çocuklarının geçimlerinin sağlayıcısı olmak gibi kutsal bir konumu yok mudur? Sizin katil yasanıza inanmıştık, İşte şimdi de hırsızlık yasanıza inandık.
Sayfa 24 - Ön söz- xxiv·Kitabı okudu
1000Kitap
23
İki seçenek var: İlki ailesi, ebeveyni, bu dünyada kimsesi olmayan bir insan. Bu durumda hiç eğitim almamış, kimse ona aklını ve yüreğini geliştirmesi için özen göstermemiştir; o zaman bu bahtsız öksüzü hangi hakla öldürüyorsunuz? Onu tutunacak bir dalı, bir hamisi olmadan sokaklarda süründüğü çocukluğundan dolayı cezalandırıyorsunuz! Ona kendi dayattığınız dışlanmışlığın suçunu yüklüyorsunuz! Bahtsızlığının suç işlemesine neden olmasını sağlıyorsunuz! Kimse bu cahil adama ne yaptığını öğretmedi. Hatası kendinin değil kaderinindir. Bir masuma darbe indiriyorsunuz. Veya bu adamın bir ailesi vardır; o zaman boynunu kestiğiniz darbenin sadece onu öldürdüğünü, babasının, annesinin, çocuklarının bu durumdan hiç etkilenmeyeceğini mi sanıyorsunuz? Hayır. Onun kellesini uçururken bütün ailesini de öldürüyorsunuz. Ve yine masumları yok ediyorsunuz.
Sayfa 23 - Ön söz- xxiii·Kitabı okudu
1000Kitap
22
Artık kralın adamları biz jüri üyelerine, biz insanlara gelip yumuşak bir ses tonuyla toplumu korumak, kamu vicdanını rahatlatmak, örnekler oluşturmak için kelle istemesinler. Bütün bunlar söz oyunundan, tumturaklı, hiçbir anlamı olmayan çığırtkanlıktan ibaret! Şişirilmiş balonlarını bir topluiğne darbesiyle söndürün. İyilik taslayan bu boş lafların ardıda sadece yürek katılığını, acımasızlığı, barbarlığı, görevini yerine getirdiğini kanıtlama arzusunu, maaşını alabilme ihtiyacını göreceksiniz. Kesin sesinizi, ahmaklar! Hâkimin kadife pençesinin altında celladın tırnakları hissedilir.
Sayfa 22 - Ön söz- xxii·Kitabı okudu
1000Kitap
21
Kamu adına idamları gizlice infaz ettiğinizi anlamıyor musunuz? Saklandığınızı, eserinizden utanıp korktuğunuzu, discite justitiam moniti nizi (adaleti öğrenin) gülünç bir şekilde gevelediğinizi, haklılığınızdan pek de emin olmadığınız ve sıradan bir şeymiş gibi kafaları keserken ne yaptığınızı tam olarak bilmediğiniz için ruhunuzun sarsıldığını, afalladığını, kaygılandığını anlamıyor musunuz? Sizden önceki parlamenterlerin vicdan huzuruyla yerine getirdikleri bu kan dökme görevinin yüreğinizin derinliklerinde toplumsal ve ahlaki değerleri yok ettiğini hissetmiyor musunuz? Geceleri yatağınızda sık sık dönmüyor musunuz? Sizden öncekiler infaz emirleri verseler de hukuk çerçevesinde adil, haklı olduklarına inanıyorlardı. Jouvenel des Ursins hâkim olduğuna inanıyordu; Elie de Thorette hâkim olduğuna inanıyordu; Laubardemont, La Reynie ve Laffemas hakim olduklarına inanıyorlardı; sizler vicdanen katil olup olmadığınızdan tam olarak emin değilsiniz!
Sayfa 21 - Ön söz- xxi·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam