Victor Hugo, yeğenleri doyurmak için çaldığı bir ekmek sonucu ömür boyu kürek mahkumluğuna çarptırılma cezası alan bir adamın yaşadıklarını anlatmış bu kitapta.
Her ne kadar baş karakteri bu adam olsada kitapta her toplumda,her ülkede, her dilde var olan Sefillerin varlığına değinmiştir.
Ortada bir suç var.Ve adil toplumlarda her suçun bir cezasıda var.Suçlu elbet cezasını çekmelidir.
Cezası ne olmalı?, Verilen ceza yeterli mi? yetersiz mi?, Cezası ne kadar sürmeli?
Genelde suç işlendikten sonra ilgilenilen sorular bunlar olur.Kimse suçun neden işlendiğine pek odaklanmaz.Çünkü nedeni ne olursa olsun ortada bir suç varsa cezasıda olması lazım.bu yüzden nedene kimse kafa yormaz.Daha çok cezası ne olmalıdır? Sorusuna takılır herkes.
Victor Hugo bu kitapta ise suçun nedenini, asıl suçlunun kim olduğunu görmemizi sağlıyor.Sorunun köküne inerek Sefillerin neden sefil bir yaşam sürdügünü? Neden bazı topumlarda varlığını sürdürürken bazılarında hiç olmadığını? Hayat diğerlerine adilken neden onlara acımasız davrandığını? Sayfalarca görmemizi sağlıyor.
Eğer bir toplum gerçekten adil olmak istiyorsa cezaya odaklanmaktan çok neden bu suçlar işleniyor? Sorusu üzerinde durulması lazım.Victor Hugo'nun bu kitabı bu sorunun cevabını bize ustalıkla veriyor.
Yazarın baskahramanı bir kürek mahkumu; herkesin ondan kaçtığı, korktuğu, diğer insanlar gibi yaşamasının imkansız olduğu sefil bir yaratık.Bu sefil kendi kimliğini saklayıp diğer insanlar gibi yaşamak için elinden geleni yapıyor ama işlediği suç ve cezası onun yakasını bu hayat ona mezar olana kadar rahat bırakmıyor.
Victor Hugo toplumsal sorunları tüm gerçekliğiyle ve acımasız taraflarıyla tam olarak kitaba yansıtmış.Ve bunu yaparken kalemini yalın, anlaşılır kılmış.İlk başta iki kalın cilt gözümü korkutsada betimleme ve