Bazılarına bazı şeyleri anlatmak gerçekten ne kadar da zor. Aslında şöyle söylemek daha doğru bazı insanlar ne kadar da çok direniyorlar anlamamak için! Tuhaf zira anlaşılmadığın zaman susmak en anlamlı hali geliyor bana. Ve susan insanların mukaddes bir fiil sabır ile yerine getirdiklerini düşünüyorum çok evvelden beri. Belki de bu bir tercih değil de bir mecburiyettir. Ama Cemil Meriç'in dediği gibi: ''Asıl yalnızlık anlaşılmamaktır.'' belki de. O yüzden bazı zamanlar hiç anlatmamış olmak anlaşılmamış olmaktan daha anlamlı geliyor bana.
İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak. Derdini susarak anlatan, anlatabilenlere garip bir hayranlığım var. İmreniyorum onlara. Zira susmak herkesin harcı değil. Hem dil dediğimiz de bence konuşmaktan ziyade susabilmek için.
"Yüzünden gülüşünü çalan insandan uzak dur." demişti zamanında biri bana. Çünkü onu çalan her şeyi çalar. Ama yüzünü güldüren birini bulduğun an bırakma onu. Çünkü o, gerekirse kendi gülüşlerini senin için feda eder.