Şiirler yazdı adam, ardından hüzün kokulu şarkılar...
Yaşadıklanına, yaşattıklarını katık edip bir notanın tınısına gizledi.
Hepsinin apayn öyküleri vardı; kimisi kalın, kimisi derin çizikler atmıştı, sıvası dökük duvarlanna.
Zaman kahpe değildi aslında, "verdiklerini alabilene aşkolsun"du. O da öyküler demledi, damıttı göğüs ininde. Sonrasında çokça hüzne bulayıp günbegün döktü satırlara. Köşesi yanık mektuplar, sayfası kıvrık günlükler gibi. Yüreğinde papatyalar açan bir adamdı o. Bütün yapraklaında "seviyor" yazan bir tarla dolusu papatyayı satır aralanna sakladı. Olur da bulursanız, tek bir yaprağını bile, koparmayın n'olur!
"Bu asırda, bu kadar dağınık uğraş içinde, 'günlük yazmak çocukluktan mı? Yalnızlıktan mı? Aptallıktan mı? İnsanın konuşacak iki kulak bulamaması ne kadar da kötü. İnsanın insan yığını içinde insansız kalması, ne kadar da kötü."
Algernon’a Çiçekler (Daniel Keyes) hem bilimkurgu hem de psikolojik derinliği olan bir roman. Hikâye, zihinsel engelli Charlie Gordon’un zekâsını artırmak için deneysel bir ameliyata katılmasıyla başlıyor. Roman, Charlie’nin kendi tuttuğu günlük notları üzerinden anlatıldığı için okur, onun zihinsel gelişimini ve sonrasında yaşadığı dönüşümü doğrudan görme imkânı buluyor.Birkaç dikkat çekici yönü:
Zekâ ve mutluluk ilişkisi: Charlie zeki oldukça dünyayı daha farklı görüyor, ama bu aynı zamanda daha fazla yalnızlık ve acı getiriyor. Kitap, saf mutluluğun bilgisizlikle mi yoksa farkındalıkla mı ilgili olduğu sorusunu düşündürüyor.
Toplumsal bakış açısı: Charlie’nin ameliyat öncesi ve sonrası, çevresindeki insanların ona davranışlarındaki değişimi çarpıcı şekilde gösteriyor. Toplumun "farklı" olanlara karşı yüzeysel kabulünü, hatta ikiyüzlülüğünü eleştiriyor.
Bilim etiği: Roman, bilimin insan hayatına müdahalesinin sınırlarını sorguluyor. Deneylerin, sonuçları belirsiz olsa bile, bireyin hayatını nasıl kökten değiştirebileceğini gösteriyor.
Trajik boyut: Charlie’nin yolculuğu bir yükseliş ve düşüş hikâyesi. Bu döngü, insanın kaçınılmaz kırılganlığını ve zamanın geri alınamaz doğasını hissettiriyor.
Genel olarak Algernon’a Çiçekler, insana dair empatiyi, farklılıkları kabullenmeyi ve zekânın tek başına mutluluk getirmediğini anlatan derin, duygusal bir roman.
Dogum günü hediyem... Ali Lidar'ın okuduğum ilk kitabı, yani tanışma kitabı..
Çok beğendim... diğer kitaplarını da okumalıyım dedirten bir kitap ve tabiyki tavsiye ediyorum...
Evet beğendim..okudukça nazenin sokağında 6. Hanede oturmak istediğim çok oldu...
Yalın sade bir anlatım ki severim ama kitapta bir çok yerde nahif yazılması gerekirken naif yazılması yanlış cümlenin kullanılması can sıkıcı geldi bana naçizane fikrim bu konuda dikkatli olunmalı...
Neyse işte kitap güzel keyifli irem yaşar'in okuduğum ilk kitabı devamı gelecek...
Bir de kitapta Şermin Yaşar tadı var.( ki kendisini cok severim ve tüm kitaplarını çok severek okudum)
Tavsiye ediyorum okuyun ;)
Cokk cokk beğendim...
Her masada bende varmışım gibi hissettim..
Keyifle okunacak bir kitap bir solukta bitti..
Mutlaka okuyun...
Selam olsun sebahattin Ali'ye Orhan Veli 'ye ve Nazım Hikmet'e