Şiirce

Mavi Bilye
Dünya, uzayda dönen mavi bir bilye. . (Geceyi gündüze bağlayan ince bir salıncak gibi dönüyor sessizce.) . Güneş, her sabah kapısını çaldığı evlere adaletle ışık bırakan bir derviş. Rüzgâr, uzak kentlerin yorgun postacısı, Işık, karanlığın inatçı alnında açan bir beyaz zambak. Zeytin dalı barışın nazik parmağı. -Doğada her şey paylaşmanın dilini bilir.- . Bulut yağmurunu saklamıyor, toprak tohumdan esirgemiyor koynunu, ağaç gölgesini seriyor, meyvesini veriyor. Arı balını. Çiçek rengini kokusunu salıyor. Deniz, derinindeki incileri cömertçe sunuyor. -Bir tek insan sofrasına kilit vuruyor.- .
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mars’ta Siber Yalnızlık
biliyorum…! bir gün Mars’ta akıllı şehirleriniz olacak mevsimleri bir düğmeyle değiştirecek karı, kışı ekrandan kurgulayacaksınız galaksilerde veri üsleri kurup zamanı bir tuşla donduracaksınız . fakat pencerenize konan son kuşun size ne anlatmak istediğini asla çözemeyeceksiniz bir gün Mars’ta domates yetiştireceksiniz laboratuvarlarda kusursuz tohumlar üretecek ve toprağa can verdiğinizi sanacaksınız . oysa Dünya’da bir serçenin açlığını giderememiş bir karıncanın hakkını koruyamamış olacaksınız Mars’ın kızıl çöllerindeki kubbelerin altında oksijeni dakikayla soluyacak ve adına medeniyet diyeceksiniz . oysa çocukluğunuzun bahçesinde bedava esen rüzgârın kıymetini hiç bilememişsiniz bir gün yapay zekâyla ormanlar çizeceksiniz hava durumunu satın alacak uydularla bulutlar dokuyacaksınız yağmuru ihale ile satıp rüzgârı faturaya bağlayacaksınız
Sırça Aynada İnsan
bazıları elindeki teraziyi adalet sanır kendi yükünü hafif başkasınınkini ağır tartar . bazıları kendini ışık sanır karşısındakini gölge kendi sesini hakikat başkasının suskunluğunu hata oysa…; aynı toprağın sinesinde demlenir bütün canlar aynı güneşin altında büyür . ve hiçbir çocuk hangi kapıdan dünyaya düşeceğini hangi annenin duasına hangi yoksulluğun içine hangi kırık kapının eşiğine doğacağını seçemez zira hayat…; herkesin aynı yerden başlamadığı uzun bir yokuştur kimi gölgede büyür kimi güneş altında kavrulur kimi ekmeğini alın teriyle yoğurur kimi vicdanını bir avuç çıkar uğruna savurur .
Sevgisiz Bir Babanın Gölgesinde Büyümek
-Bazı Yörelerde Kız Çocuklarının Çörek Otu Kadar Kıymeti Yoktur- Evet her kız çocuğu gibi benim de Bir babam vardı. Çocukluğum boyunca onun gözlerinde kendime ait bir yer aradım. Bir pencere, bir ışık, bir küçücük sıcaklık… Bulamadım. Bir türlü gözüne giremedim. . Evet bir babam vardı. Lâkin çok soğuk bir rüzgardı. Sadece nüfus cüzdanımda adı, evimizin her yanında gölgesi vardı. Babamın paltosu askıda bir dağ gibi dururdu. Ama o dağın arkasında hiç güneş açmazdı, hep bulutluydu. Çatık kaşlarında asılı duran o ağır kilit, Bütün çocukluk neşemi odalara kilitlerdi. Bir evin içinde bulunup da kız çocuğunun hayatına hiç dokunmayan, Aynı evde yaşayıp da hiçbir şeyi paylaşmayan iki yabancıydık sanki birbirimize. Aynı çatı altında, ayrı dünyalarda, Bir yabancıyı ağırlar gibiydik her akşam. .