Annem
sen gittin,
üşümeyi öğrendim.
-bir insanın içindeki mevsim
dışarıdan bağımsızmış.-
.
-bir çocuğun kışı
annesinin ölümüyle başlarmış
ve hiçbir güneş
o boşluğu ısıtamazmış.-
.
Annem
ellerin
artık yok…!
.
-Ben en çok annemin ellerini özledim,
çünkü dünya soğuk.-
Dalgaları şaha kalkmış denize benzer yüreğimdeki şu heyecan, seni görünce.
Sanki güneş, saçları bukleli gözleri kavuniçi sarışın bir serçe.
Kirpiklerin yaz yağmuru, yüzün binbir çiçekli bahçe.
Saysız yıldız parlar gözbebeklerinde gece,
Tüm ışıkları yanar içimdeki pembe panjurlu evler şehrinin, sen gülünce.
Bir kadın gördüm
balkonundaki çamaşır ipine güneş seriyordu.
.
Bir çocuk gördüm
yuvası talan edilmiş bir serçeyi seviyordu.
.
Bir köylü gördüm
toprağa dua eder gibi tohum atıyordu.
.
Bir yoksul gördüm
mesut mutluydu
haline şükrederek yaşıyordu.
.
Bir ihtiyar gördüm
alnında bütün sonbaharları taşıyordu.
Ve ben anladım ki:
kalbinde
koca bir evren saklı
-insan,
küçük bir evren.
evren,
büyük bir insan.-
Bir taş gördüm;
bin yıldır
hiç konuşmadan duruyordu.
amma velakin
hayatın tüm hikâyelerini biliyordu.
.