bir serçe kondu omzuma
titrek bir dua gibi
dedi ki:
“uçmak için kanat değil,
yük bırakmak gerekir.
.
kanat dediğin şey
uçmak için değil
düşmemeyi öğrenmek içindir.”
Bir kadın gördüm
balkonundaki çamaşır ipine güneş seriyordu.
.
Bir çocuk gördüm
yuvası talan edilmiş bir serçeyi seviyordu.
.
Bir köylü gördüm
toprağa dua eder gibi tohum atıyordu.
.
Bir yoksul gördüm
mesut mutluydu
haline şükrederek yaşıyordu.
.
Bir ihtiyar gördüm
alnında bütün sonbaharları taşıyordu.
Ve ben anladım ki:
kalbinde
koca bir evren saklı
-insan,
küçük bir evren.
evren,
büyük bir insan.-
Bir kadın gördüm
balkonundaki çamaşır ipine güneş seriyordu.
.
Bir çocuk gördüm
yuvası talan edilmiş bir serçeyi seviyordu.
.
Bir köylü gördüm
toprağa dua eder gibi tohum atıyordu.
.
Bir yoksul gördüm
mesut mutluydu
haline şükrederek yaşıyordu.
.
Bir ihtiyar gördüm
alnında bütün sonbaharları taşıyordu.
Ve ben anladım ki:
kalbinde
koca bir evren saklı
-insan,
küçük bir evren.
evren,
büyük bir insan.-
Bir taş gördüm;
bin yıldır
hiç konuşmadan duruyordu.
amma velakin
hayatın tüm hikâyelerini biliyordu.
.