Şiirce

her yer kalabalık lakin herkes kendi yalnızlığını taşıyor cebinde buruşuk bir mendil gibi yarım bırakılmış buruk bir dua gibi
Reklam
şiirin sırrını öğrendim . şiir; kelimelerden değil -acılardan süzülen ışıktır- . kelimelerin değil -acıların konuştuğu yerdir- . kelimelerin dizilmesi değil -ruhun kendine açtığı kapıdır-
sonunda anladım ki -toprak; ölülerin değil sabredenlerin evidir- . -her insan biraz toprak taşır kalbinde biraz da henüz gömülmemiş acı-
insan öldüğünde değil unutulduğunda gömülür
bir dal eğildi rüzgâra yaprak fısıldadı: “sabır taş değil, insanın yüreğinde yetişen bir ağaçtır.” . rüzgâr geldi yapraklara değil hatıralara dokundu ve dedi ki: “unutmak bir nimet değil, ruhun yetim kalmasıdır. ölüm, insanın gömülmesi değil, tamamen unutulmasıdır.”
rüzgâr saçlarımı karıştırdı ve dedi ki: “unutma, insanın en güvenilir evi başını koyduğu omuz değil sığınabildiği vicdandır.”
Reklam