Hangi cerrah bir kalbin kırıklarını dikebilirki?
.
Hangi çilingir bir yüreğin kapısını açabilirki?
.
Hangi kelime anahtar olabilirki kilitli bir kalbe?
özgürlük kadar
ölümü de düşündüm.
ama sanıldığı gibi
bir dinlenme,
bir susma değil.
daha çok
yarım
ya da noktasız bırakılmış bir cümle gibi anne.
.
ölmek dedikleri şey,
bir anda olmuyor,
insan parça parça gidiyor.
biraz umut gidiyor önce
sonra bir ses
sonra bir yüz
en sonunda isim
geride sararmış bir resim kalıyor.
.
biliyor musun?
ben ölümden korkmuyorum anne.
korktuğum şey.
bir gün
haksızlıklara alışmak.
bir gün
kelepçeleri bileğimin parçası sanmak.
bir gün
karanlığa bakıp
“ışık zaten yoktu”
demek.
.
sokak lambaları;
her biri
sarı bir hüzün
küçük bir güneş edasıyla
ışıklarını yere bırakıyordu
.
her biri
yorgun birer nöbetçi edasıyla
sarı bir sabır gibi yanıyordu
.
her biri
küçük bir umut edasıyla şimşek çakıyordu
.
zaman
oturmuş bir köşede
sessizce tespih çekiyordu
.
ben ise
karanlığın cebinde ömrümü
sisli sokaklarda
kalbimin adresini arıyordum