Kimsenin kimseye teşekkür borcu yok. Zengini-fakiri yok. Kuşu-insanı da yok. Hepimiz görkemli bir sistemin içinde birbirimizi tamamlıyoruz. Yaşam yolculuğu aslında etkileşimlerle örülü bir ağ ve ekipteki her bir birey diğeri için gerekli...
Bireysel çıkarlarının sınırları içinde kaldığı sürece insan, hayatında anlam bulamaz. Anlam için “biz”i keşfetmesi lazım. “Biz”i keşfeden ve kendi potansiyelini geliştirerek olabileceğinin en iyisi olma yoluna girmeye niyet eden insan ise çıktığı yolculuktan hiçbir zaman pişmanlık duymaz. Zorluklar içinde olabilir, bedensel hastalıkları olabilir, ekonomik koşulları iyi olmayabilir ama doğru yolda olduğunu hissettiği andan itibaren özünü, hayatını yaşıyor demektir. Savaşçının niyetinin saflığını keşfetmesi budur.
Bu ülkede içindeki çocuk utanca boğulmuş ve bunalmış o kadar insan var ki! Ben onlara “yetişkin çocuklar” diyorum. İçi çocuk ama bedenen yetişkin... Bunlar kötü insanlar değiller ama her türlü kötülüğü de yapabilirler.