Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben , hem de öylesine içten , öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir şey varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever , sevebilir?
O kadar hızlı değişiyorum ki. Bazen, yaşamın sevinç veren bir yüzü ortaya çıkmıyor değil; ama, ah, yalnızca bir an için! - düşlerin içinde gittiğim zaman peşimi bırakmayan bir düşünce var: Albert ölse ne olurdu ? Ne yapardım? Evet, Lotte de önünde titreyerek duraksadığım uçuruma varıncaya dek, bu hayal ürününün ardından koşuyorum.