-Enver Paşa’yı iki metre boyunda, heybetli bir adam sanıyordum.
-Ünü heybetli, kendisi gördüğümüz gibi.
Oğuz Amca zihnini kurcalayan soruyu sordu.
-Bu savaşı kahraman olmak için Enver Paşa’nın çıkardığı söyleniyor. Doğru mu?
Yusuf gülümsedi.
-İnsanların ağzı torba değil ki, büzesin. Herkes bir şey söylüyor. Bir de işin içine iktidar hırsı karıştı mı, iş iyice çığrından çıkıyor. Lisedeki tarih öğretmenimiz, Avrupa’nın ileriye gitmesini açıklarken, pek çok unsur sıralardı; ama Batıda demir ve kömürün çok çıktığının altını çizerdi. Devrimizin değerli hammaddesinin petrol olduğunu, onunda bizim topraklarımızda çok bulunduğunu, başımıza işler açabileceğini de ilave ederdi.
-Zor günler yaşıyoruz Ahmet Saffet Bey. Bugünlerin görevleri de çetin oluyor. Milletçe ölümle hayatın kavşak noktasındayız. Milletimizin yaşaması, birazda bizim ölümü tercih etmemize bağlıdır.
“Mevzilenme ve siper savunma işlerinde Türkler, kelimenin tam manasıyla mükemmel. Tamamiyle cahil olan bu askerler verilen görevleri eksiksiz yerine getirmek konusunda pek mert hareket ediyorlar, üzerlerine gelen her hedefi vuruyorlar. Siper savaşlarında Türk askeri çok üstün.”