Dün yüzbaşımız şöyle söyledi; ‘Askerliğin pek çok tarifi var; en doğrusu -insan öldürme sanatı- şeklinde yapılanıdır.’ Bunun karakterimle bağdaşmayacağını siz de takdir edersiniz. Neyleyelim ki, nimetleriyle büyüdüğümüz vatanımız bizden bunu bekliyor.
…ama ünlü bir şairin ‘En önemli şiirlerim yazmadıklarımdır’ dediği gibi, öyle zannediyorum ki, sizde duygularımı yazmadıklarımda, satır aralarında bulacaksınız. Şu anda yüreğim kalemimi zorluyor; Fatih Park’ında oturduğumuz bankı, beraber gezinti yaptığımız anları, sizdeki zarafeti, inceliği özlediğimi yazmamı istiyor. Fakat bir insanın saygı duyduğu bir kişiye yazmasının ne kadar zor olduğunu mutlaka takdir edersiniz. Yanlış anlaşılmak, maksadı aşan çağrışımlara sebep olmak endişesi kalemimi dizginliyor.
“Hayat subjektiftir; değerler zamana göre ve şahsa göre değişir. ‘En önemli icat nedir?’diye anket yapılsa, herhalde ‘mektuptur’ cevabına hiç rastlanmaz. İnsan gurbette, sevip, sayıldıklarından uzak olunca, mektubun kıymetini daha iyi anlıyor ve onun en önemli icat olduğunu düşünüyor.